İğneci
İğneci
Facebookta Paylaş Makale Listesi
Milletvekili Zenbilci Kozan’ı ziyaret etmiş de yangında bahçesi yanan köylülerle ilgili neden hiçbir bilgi vermedi!?20 Kasım 2020 Cuma

Adana Milletvekili Ahmet Zenbilci zaten bizim hemşerimiz, kendisi Kozanlı, İmamoğlulu fark etmez. Basına Zenbilci’nin Kozan’a geldiğiyle ilgili haber metni gönderilip, bilgi veriliyor da hani bizim meşhur sözümüz var: “Kuru kuru gadanı alayım; takır takır yolunda öleyim” misali olmasın. Milletvekili gelmişse memleketine gelmiş. Gurbete çıkmamış ki.

Ne milletvekili ne de teşkilat ne de memleketin ileri gidenleri yangın sonucunda yüzlerce dönüm bahçeleri yanan köylülerimize ilişkin konuşmuyor.

Şu ana dek tek bir kuruş dahi yardım yapılmadı, neden?

Bu kadar duyarsızlık olmaz ki?!

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selamını aldık, gerisini kendileri takip etmek zorunda değiller mi?

Bu konuda milletvekili bilgi verseler veya bu mağduriyeti iyice takip etseler olmaz mı?

Haftalardır yazıp çiziyoruz. Kusura bakmasınlar ama fotoğraf çektirmekle halkımızın derdine derman olunmuyor.

Sonra Zembilci halkın içerisinden gelen, eski bir imam ve eski bir belediye başkanı. Bu konuda kendisinin daha aktif olmasını beklerdik.

Ha bu arada diğer vekiller mi? Biz sayın Zembilci’yi az çok tanıdığımız için konuşuyoruz.

Valla diğer iktidar vekilleri kuru kuru gadamızı alıyorlar…

 

Kendi tabanındaki Pırıl pırıl işsiz gençlerine bakmayan hata eder…

Kimisi eğitimli kimisi eğitimsiz pırıl pırıl gençlerimiz var.

Yıllardır ezilmişler, unutulmuşlar, itilmişler, horlanmışlar. Aileleriyle birlikte ömür billah mücadele etmişler. Şimdi neredeyse hayata küsecek duruma gelmişler.

İstikrarlı, toplumda karşılığı bulunan, meşruiyet dairesinde yaşayan, hayatları boyunca kimselere kul, köle olmamış, kişilere biat etmemiş ihtiyaç sahibi dürüst gençlerimiz var. Düzgün insanlarımız var.

Bunlar ekmeklerini paylaşmışlar ama yetmiyor. Ekmek azınlığın elinde, aslanın midesindedir…

Ekmekleri çalınmıştır, hakları iç edilmiştir.

Çekirdek ailesinden 9/10 kişiyi çalıştırmış, kendisi, eşi, kardeşi, eniştesi; oğlu, kızıyla kamudan yıllardır aç gözlülükle geçinmiş her dönemin adamı olmak için yırtınan baykuşlardır ekmekleri çalanlar.

Ekmek hırsızlarının kaygısı mıdır işsiz gençlerimiz?

Şimdi taşraya fırsat gelmiyor. Kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsız. Öyleyse hep bizim sınıfın insanlarına mı kaynaklar sınırlı?

Siyasi partilerin sahipleri halktır, hiçbir zümrenin veya ayrıcalıklı kişilerin biat edenlerinin önceliği olamaz. Olmamalı. Ama hep böyle oldu. Hem de bütün partilerde. Gözüaçıklar doluşur, gizli açık sinsice paylaşır, kurumları işgal eder gibi faydalanır yağmalarlar.

Beri yanda yiğit adamın kuru ekmeği yok! Toplumcu bakış açısını yitiremeyiz. Siyasiler ya iş aş oluşturacaklar ya da: Adalet ve eşitlikten sapmayacaklar.

Öncelik yıllarını vermiş gerçek ihtiyaç sahiplerinin olmalıdır.

Şeyh Edebali’nin sözünü hatırlıyoruz. Yanlarındaki nergiz ve laleri unutmuş uzaklarda dost arayanlar hem yanlarındaki dostlarından olurlar hem de uzaklardaki çift yüzlülerin gerçek yüzleriyle birgün karşılaşırlar.

 

Gen'lerden gelen şey...

İnsan davranışları farklı şekillerde gelişiyor, değişiyor. Kimilerine gen'lerinden miras kalıyor süper yalancılık, fesatlık, fitnelik, hasetlik; hafif meşreplik, boşboğazlık fırsatçılık, her türlü pis dedikoduculuk.

Zaman zaman insanın kendisinden de asalet geliyor, demek ki genlerden de.

Gen bozuk olursa ne yapsan kişi kurtulamaz. Sap yer saman…