Demokrat Eğitimci
Sacit ÖZTÜRK
Facebookta Paylaş Makale Listesi
23 ARALIK 193029 Aralık 2020 Salı

 

23 ARALIK 1930

Kurtuluş savaşı sırasında,

İstanbul’dan kaçırılan,

Rusya’dan alınan,

Silah ve cephaneler, gemilerle,

İnebolu ve Samsun limanlarına getirilir.

Cephe gerisinde bulunan,

Yiyecek, giyecek,

Silah ve cephaneler,

Ya develerle,

Ya katırlarla,

Ya da kağnılarla cepheye taşınır.

Cepheye taşıyan ise;

Kadınlardır,

Çocuklardır,

Yaşlılardır.

Bir de bunları koruyanlar ve yol gösterenler vardır.

Mustafa Kemal;

Kadınıyla,

Erkeğiyle

Genciyle

Yaşlısıyla,

Çoluğuyla,

Çocuğuyla,

Kısaca tüm halkıyla kurtuluş savaşı verdi.

Yani bir devlet kurdu.

Kurtuluşun ve kuruluşun,

Nasıl gerçekleştiğini bilmeyen,

Emperyalizmin uşakları

Yeni kurulan,

Türkiye Cumhuriyetini zaafa uğratmak,

Misakı milli ile çizilen sınırları değiştirmek,

Ülkenin kalkınmasını engellemek için,

Boş durmadılar.

1924 ile 1938 yılları arasında,

On sekiz ayaklanma girişimine bulundular.

Bu ayaklanmanın on yedisi doğuda,

Biri ise batıda meydana gelmiştir.

Bu ayaklanmaların biri irticai,

On yedisi ayrılıkçı içerik taşır.

Menemen’de meydana gelen,

Başı kesilen Mustafa Fehmi Kubilay’ın,

Kozanlı olması ve hatırlanması nedeniyle,

Menemen ayaklanmasını yazacağım.

Baba adı Hüseyin,

Ana adı Zeynep.

1906 yılında Kozan’da dünyaya geldi.

Giritli bir aileden,

Mustafa Fehmi Kubilay bir öğretmen,

Cumhuriyet Öğretmeni.

Soyadı kanunu çıkmadan evvel,

Öğrenci iken Kubilay soyadını kullandı.

1929 yılında askerlik vazifesine başlamıştı.

Evliydi ve bir buçuk yaşında bir oğlu vardı.

Daha 24 yaşındaydı.

İzmir Menemen’de asteğmen olarak vatani görevini yapıyordu.

23 Aralık 1930’u sabahı Menemen’de,

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra,

Halifelik, mahalle mektepleri kaldırılmış,

Şeyhlik, dervişlik, dedelik, seyitlik, büyücülük,

Üfürükçülük, falcılık ve muskacılık yasaklanmış.

Bundan rahatsız olanlar,

Serbest Cumhuriyet fırkasının feshedilmesini de fırsat bilen,

İç ve dış güçlerin emrindeki örgütün Manisa’da ki,

Yerli ama milli olmayan militanlarından,

Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet, Emrullahoğlu Mehmet,

Alioğlu Hasan, Nalıncı Hasan ve Çakıroğlu Ramazan adlı yedi kişi,

Yanlarında köpekleri Kıtmir ile birlikte 07.12.1930 tarihinde Manisa’dan ayrılır.

Çakıroğlu Ramazan yolda guruptan ayrılır.

Geri kalan altı kişi eşekle ve yaya olarak,

23.12.1930 sabah saatlerinde Menemen’e gelirler.

Dördü silahlı altı kişi Belediye meydanında dolaşmaya başlar.

Biz ‘şeriat isteriz’ diyerek Müftü Cami’ne girer,

Camideki cemaate,

Derviş Mehmet kendini ‘mehdi’ olarak tanıtır.

Dini korumaya geldiklerini,

Arkalarında 70 bin kişilik halife ordusu olduğunu,

Öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların,

Kılıçtan geçirileceğini tebliğ eder.

Derviş Mehmet ve arkadaşları camideki yeşil bayrağı alıp,

Bir sopaya takarlar,

Yoldan geçen birine,

Meydana bir çukur kazdırıp bayrağı oraya dikerler.

Bayrağın çevresinde dönerek zikir yaparlar.

Bir taraftan da,

‘Şapka giyen kafirdir,

Bize kurşun işlemez,

‘Yakında şeriata dönülecektir’

Diye bağırırlar.

Bazı Menemen’liler de bunlara alkış tutar.

Olay askeri birliğe haber verilir,

Komutan,

Mustafa Fehmi Kubilay’ı bir manga askerle olay yerine gönderir.

Olay yerine gelen askerlerin silahlarında mermi yoktur,

Tüfeklerine süngü takarlar.

Meydan girişine askerleri bırakan Kubilay yobazlara ’teslim olun’ çağrısı yapar.

İçlerinden biri silahını ateşler, Kubilay yaralanır,

Yere düşer,

Kalkar cami avlusuna sığınmaya çalışır ama gücü tükenir,

Tekrar düşer.

Çevredeki kalabalık panikler ve kaçmaya başlar.

Derviş Mehmet ve arkadaşları ,Kubilay’ın üstüne çöreklenirler,

Derviş Mehmet çantasından bağ bıçağını çıkarır,

Kubilay’ın başını gövdesinden ayırır.

Kesik baştan akan kandan içerler.

Kesik başı, yeşil bayrağın sopasının ucuna dikmek isterler,

Ama başaramazlar.

Birisinin temin ettiği iple kesik başı yeşil bayrağın bulunduğu sopaya bağlar..

‘Şeriat isterüüük’ nidaları Menemen’de yankılanır.

Olay yerine gelen bekçi Hasan silahını ateşler ve birini yaralar.

Yobazlar bekçi Hasan’ı vurarak öldürürler.

Olay yerine yetişen bekçi Şevki de vurulur ve ölür.

Menemen’de üç şehit bir kelle kesilmiştir.

Olay yerine yetişen askeri birlik yobazlara ateş açar.

Kimi ölür,

Kimi yaralanır,

Kimi ise kaçar.

Sonra tamamı yakalanır.

Menemen’de sıkıyönetim ilan edilir,

Mustafa Muğlalı başkanlığında divanı harp kurulur.

Atatürk halkın olaya seyirci kalmasından çok rahatsız olur.

Olaya doğrudan ve dolaylı,

Destek verenler yargılanır.

Çeşitli cezalara çarptırılır.

Bundan 90 yıl önceki,

Menemen olayı,

Türkiye Cumhuriyetinin boğazına dayanan bağ bıçağıdır.

Oğuz Atay’ın dediği gibi;

Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler, ağzına dolar insanın.

Sussan acıtır, konuşsan kanatır.