Demokrat Eğitimci
Sacit ÖZTÜRK
Facebookta Paylaş Makale Listesi
121529 Nisan 2021 Perşembe

Fransızlarla girdikleri ,savaşta topraklarının bir kısmını kaybeden, İngiltere kralı Yurtsuz John kaybedilen toprakları geri alabilmek için, bir kez daha savaşmaya karar verdi.

Halka ağır vergiler, angaryalar getirdi.

Ama savaşta gene yenildi. (1214).

Bunun, üzerine, İngiltere’ye dönüşünde, beylerin ve diğer soyluların başkaldırısıyla karşılaştı.

Başkaldırının nedeni, kralın getirdiği ağır vergiler ve diğer yükümlülüklerdi.

•••

Magna Carta;

Tarihin ilk yazılı anayasası,

Özgürlük adına atılan en büyük adım,

İngiltere Kralı Johnun sınırsız yetkilerinden feragat ettiği, hukukun kendi arzularından daha üstün olduğunu kabul etmesi,

Çağının çok ilerisinde,

Tarihin akışını değiştiren bir belgedir.

Günümüzdeki anayasal düzene ulaşana kadar, yaşanılan tarihi sürecin ,en önemli basamaklarından birisi olarak kabul edilir.

•••

Bu belge;

Papa III. Innocent, Kral John ve Baronlar arasında, kralın yetkilerini karara bağlamak amacıyla imzalanmıştır.

Kralın bazı yetkilerinden feragat etmesini, Kanunlara uygun davranmasını,

Hukukun, kralın arzu ve isteklerinden daha üstün olduğunu kabul etmesini ,zorunlu kılar.

•••

13. yüzyıl İngilteresi üç güç odağı arasında paylaşılmıştı.

Monarşinin başındaki Kral ipleri elinde tutuyordu.

Aynı zamanda Tanrının yeryüzündeki temsilcisi olarak da ülkenin tek hakimiydi.

Onun ardından ise kralların kralı olarak kabul edilen Papa ve onun güdümündeki kilise vardı.

Papa, aynı zamanda kraliyetin de bir numaralı muhalifiydi.

Son olarak ise toprağın ve paranın gücünü sembolize eden lordlar geliyordu.

Parayı ellerinde tutmakla birlikte, buna eş değer güçleri olmayışı, en büyük dertleriydi.

Kimilerine göre vatandaşın haklarından ziyade lordların çıkarlarını garantiye almak için düzenlediği iddia edilse de, yaygın olarak monarşinin iradesini sınırlayarak bireyin haklarını güvence altına aldığı kabul edilen ilk sivil anayasa denemesi olan Magna Carta, işte böylesi bir dönemde ortaya çıkmıştır.

•••

İlk başlarda verilen bu haklardan din adamları ve asiller faydalandıysa da zamanla tüm vatandaşlar bu hak ve özgürlüklerden faydalanmaya başladı.

Her tahta çıkan kral, bu anlaşmayı onaylamak zorunda kaldı .

Demokrasiye uzanan bu anlaşma birçok ülke tarafından benimsendi.

Başta Amerika olmak üzere birçok ülke bu antlaşmanın maddelerini uyguladı.

•••

Önemli maddelerinden başlıcaları,

Hiçbir özgür insan yürürlükteki yasalara başvurmaksızın, tutuklanamaz, hapsedilemez, mülkü elinden alınamaz, sürülemez ya da yok edilemez.

Adalet satılamaz, geciktirilemez hiçbir özgür yurttaş ondan yoksun bırakılamaz.

Yasalar dışında hiçbir vergi, yüksek rütbeli kilise adamları ile baronlardan oluşan bir kurula danışılmadan haiz yoluyla ya da zor kullanarak toplanamaz.

Magna Carta 63 maddeden oluşmuştur ve birçok önemli maddesi vardır fakat 39. madde’nin önemi farklıdır.

Çünkü 39. madde günümüz hukuk sisteminin temellerini atmıştır.

Madde: “Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır.”

•••

Derebeylikler, Kral karşısında daha güçlü duruma gelmiştir.

İngiltere bu anlaşma ile parlamenter sisteme geçmiştir.

Tarihin en önemli anlaşmalarından biridir, halka verilen özgürlükler kişisel hakları da beraberinde getirmiştir.

•••

806 yıl önce İngiltere kralı,

Hak dememiş, hukuk dememiş

Var mı yok mu sormamış,

Ağır vergiler koymuş,

Toplanan paraları hesapsız kitapsız harcamış.

İnsanlar illalah demiş.

Yıllar süren mücadeleler sonucu,

“Büyük fermanla” harcamaları denetleyen kurul oluşturulmuş.

Böylece parlamentolar ortaya çıkmış.

•••

Başkasının hakkını,

Başkasının rızkını,

Başkasının alın terini,

Başkasının emeğini çalan,

Talan düzeninin devamı için adaleti çiğneyen,

Doğal kaynakları iç edenlerle,

Yatağa aç giren çocuk olmasın diyenler arasında imzalanan Magna Carta’nın üzerinden yüz yıllar geçmiş.

Dün olduğu gibi bu günde,

İnsan özgür, devlet adil olmalı.

Yasalar herkese eşit uygulanmalı.

Hak, hukuk, adalet bir kişinin iki dudağı arasında olmamalı.

Adalet varsa hoşgörüye gerek yok.

Hoşgörü erdem, hak kutsaldır.

•••

Soru sormak insana özgüdür.

Soru, insan beyninin belirli bir düzen içerisinde, sistematik olarak düşünmesine neden olur.

Etkin iletişim ile etkileşime dayalı öğretimin de temelini oluşturur.

Soruların,

Muhatapları açısından anlamı,

Yeni soruları tetikleyen amacı,

Gerçekleri ortaya çıkaran sonuçları olmalı.

Örnek;

ABD üslerini kapatacak mısınız?

128 milyar dolar nerede?

Gri pasaportla yurtdışına gidenler nerede?

Kayıp atlar nerede?

Aşılar nerede?

Tosuncuk nerede?

Kripto paradan vurgun yapan nerede?

Eşinin şirketinden dezenfektan alan Ticaret Bakanında ahlak nerede?

Atatürk'ün Nutuk adlı eserinin öğrencilere dağıtılmasını uygun bulmayan, Çamlıyayla Milli Eğitim müdürünün yaptığı nankörlük değilse nedir?

İnsan denen varlık zaaflarının toplamı kadardır.

Ama;

Ocaktaki külün bile sahibinin olduğunu,

Soru sormanın suç olmadığını bilir.

•••

Zehri felç eden bir yılan tarafından ısırılmış gibiyiz, her şeyi görüyor fark ediyor ama hiçbir şey yapamıyoruz.