Demokrat Eğitimci
Sacit ÖZTÜRK
Facebookta Paylaş Makale Listesi
NİYE ŞAŞIRIYORSUN11 Ağustos 2021 Çarşamba

O günün Ankara'sı kurak, çorak bir köy.

Çankaya'dan meclise gelirken yol üzerinde, sadece ama sadece bir tek iğde ağacı varmış.

Atatürk o iğde ağacının önünden geçişlerinde arabasını durdururmuş, inermiş ve o iğde ağacına selam verirmiş.

Aman demişler paşam ne yapıyorsunuz böyle?

E, o demiş yediğim meyvenin, sığındığım gölgenin, soluduğum havanın bir neferi.

En az diğer neferler kadar bunun da selama hakkı var.

Yani "Niye şaşırıyorsunuz?" der gibiymiş.

Ve bir gün yanında bulunan arkadaşına "İşte bu benim." derken bir de bakıyor ağaç yok ortada hemen iniyor.

‘’Ne yaptınız bu ağaca’’ diyor.

"Paşam" diyorlar "Yolu genişletmek için mecburduk kestik o ağacı".

"Yahu bir bana soraydınız, bu ağacı kurtaracak bir yolu mutlaka bulurdum." diyor.

Daha fazla dayanamıyor, arabasına biniyor, şoförünün ve arkadaşının gözü önünde hüngür, hüngür ağlamaya başlıyor.

Bir tek iğde ağacı için mi dersiniz?

Hayır.

Çok zor şartlarda kurtardığı bu topraklarda yetişen bir canlıdır ve lideri olduğu için de bu toprakların da o iğde ağacının da sorumluluğu Mustafa Kemal’in omuzlarındadır da onun için.

•••

Özlem Türeci için,

Uğur Şahin'in eşi,

Uğur Şahin’in hanımı,

Uğur Şahin ve kaburga kemiği,

Uğur beyin yanında taşıdığı vasıfsız, başka hiç bir özelliği olmayan birisi gibi sıfatlar kullanılmaktadır.

Oysa,

Özlem Türeci bir bilim insanı,

Özlem Türeci bir immünolog,

Özlem Türeci bir dahi,

Özlem Türeci mRNA aşısını Uğur Şahin ile birlikte bulan,

Buldukları aşı sayesinde, yüz binlerce insanın hayatını kurtaran,

Evlenmiş ama kocasının soyadını almamış,

İşe bisikletle gidip gelen,

Eşi ve kızı ile mütevazi bir dairede oturan,

Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı verilen

TIME Dergisi’nin uluslararası baskısının kapağında yer alan bir kadın.

İnsanlığa yaptığı hizmetlerden ziyade birinin eşi olarak anılmak doğru bir yaklaşım değil.

Bu yaklaşım,

Kız çocuklarına,

Bilimsel çalışma yapan kadına verilen değeri gösterir.

Kadınlara cinsiyetçi yaklaşımlara, etnik ve dini kalıplara sokulmalarına son verilmelidir.

İkisi de çok değerli bilim insanı denilebilir.

İkisine de isimleri ile hitap edilebilir.

Kadın dünyayı kurtarsa da, erkek egemen topluma yaranamaz.

•••

Batımızdaki Avrupa ülkeleri zenginlik ve medeniyet içinde,

Doğu ve güneyimizdeki Ortadoğu ülkeleri yoksulluk ve ilkellik içinde yaşıyor.

İkisinin tam ortasında Türkiye yer alıyor.

Muhafazakar partilerin yıllarca yönettiği memlekette,

Sedat Peker’in yazdıklarını okuyunca,

Sinan Çiftçinin anlattıklarını dinleyince,

Kimi kişilerin zenginliğinin arkasında alın terinin olmadığını,

Siyasetçi, bürokrat, kadın ve baronlar arasındaki kirli ilişkiler yumağının olduğunu anlıyoruz.

Bu memleket ve üzerinde yaşayan bizler,

İlkellikle, medeniyet,

Yoksullukla, zenginlik arasına sıkışmış sokaklarda dilendirilen kimsesiz çocuklar gibiyiz.

Bazıları paramızı ve geleceğimizi çalıyor.

Bazıları değerlerimizi ayaklar altına alıyor, aşağılıyor.

Bazıları da halimize acıyor, üzülüyor bu durumdan kurtarmak için bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Ama;

Öylesine bir sarmal içine itilmişiz ki,

Kirli ilişkiler ağının siyasi ayağından biri olan Burhan Kuzu "bizi kim yargılayacak oğlan bizim kız bizim" demişti.

Dışarıdaki bu sesler, kafamdaki seslerle karışınca gürültüye dönüşüyor.

Ülkemin içine düşürüldüğü duruma, yüreğim dayanmıyor ağzımdan ateş çıkıyor.

Uzaylı görsem, götür beni bu dünyadan, diyesim geliyor.

•••

Karıncalar, ayrı fiziksel mekanları aşmak için bir birine kenetlenip bedenleri ile köprü oluşturur ve yollarına devam ederler.

IQ'sü karınca kadar olan insan kitleleri de kenetlenirler.

Birileri tarafında yönetilmeyi isterler.

Biat etmeyi severler.

Böylece güçlü olduklarına inanırlar.

İşin püf noktası ne?

Kenetlenmek!

Akıllı insanların sorunu kenetlenememektir.

Cahil kitleler, biat ve itaat kültürü içinde yekvücut hareket ederler.

Akıllı olduğu halde bireysel davrananlar, yekvücut hareket edenlerin önünde duramazlar.

Her gün yapılan tekrarlı ve ritmik işlere karşı insan psikolojisinde sıkılma belirtileri ile birlikte enerjide düşme, coşkuda azalma görülür.

Bu sebeple iş yerlerinde arada sırada rotasyon uygulanır.

Bu kurala siyaset kurumu uymaz.

Siyasetçilerin de rotasyona uğraması gerekmez mi?

•••

IQ’ü düşük, ironiden anlamayan, şakayı algılamayan, çapsız, baldırı çıplak adamlara bir bakıyorsun dolar milyarderi olmuşlar.

Vallahi de billahi de şeytan bunların çırağı bile olamaz.

Bu ülkede acilen geri kazanılması gereken en öncelikli şey ahlaktır.

Bir tarafta yangın, bir tarafta salgın, bir tarafta sel, diğer tarafta ahlaksızlık..

Galiba ömrümüz çok kötü bir zamana denk geldi.

Ama;

Yine de ‘solcu kafa’ insana insan olduğunu hatırlatıyor.