Çankaya Köşkü’nde bazen Zülüflü İsmail Paşa gibi kendimizi aldatıyoruz!  

Çankaya’da sıkılıyordu.

Arkadaşlarına yakınıyordu.

“ Beni reisicumhursun diyerek Çankaya’nın kayalıklarına hapsettiniz, siz istediğiniz gibi gezip dolaşıyorsunuz, halime bakın, özgürlüğüm kısıtlı, hadi gidin eğlenin, ben bunun hayaliyle avunurum” diyordu.

Çankaya Köşkü’nde halktan yalıtılmış şekilde yaşamaktan hiç hoşlanmıyordu, zamanla “duyarsızlaşmak”tan korkuyordu.

Bu endişesini dile getirirken Harbiye yıllarından örnek verirdi:

“ Harbiye’de öğrenciyken okulun sobaları yanmazdı, bütün kış titreşir dururduk, sonunda bir gün arkadaşlar beni müdüre çıkmak için temsilci seçtiler, izin aldık, müdürün huzuruna çıktık, Zülüflü İsmail Paşa adında bir saray adamıydı, önce padişaha sonra müdüre dualarımızı sunduk, sonunda amaca geldik, işi anlatmak istedik, müdür daha ilk cümlede kükredi, ‘ ne soğuğu be nankörler, padişahımızın nimeti gözünüze dursun, görmüyor musunuz sobalar gürül gürül yanıyor, defolun’ diye bağırdı, hakikaten müdürün odasındaki sobalar gürül gürül yanıyordu, buram buram terliyordu, bütün okulun sobaları böyle yanıyor zannediyordu… Sanırım biz de bu Çankaya Köşkü’nde bazen Zülüflü İsmail Paşa gibi kendimizi aldatıyoruz!”

 

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]