BARAJLAR KRALI  

Soner Yalçın’ın Saklı Seçilmişler Kitabı’ndan Alıntı

BARAJLAR KRALI

Tarım için sulama esastı…

DP döneminde psikolojik savaşın en önemli propaganda araçlarından biri, barajlar idi!

DP dönemi övgücüleri, ulaşım/karayolları ve (Kemer ve Hirfanlı) baraj konusunda çok propaganda yaptı. Devlet Su İşleri Barajlar Dairesi Müdürü Süleyman Demirel, “barajlar kralı” imajıyla yıllarca ülkeyi yönetti.

Bunlar İngiliz, Fransız ve Almanların, Osmanlı’daki sömürüsünün alt yapısı “demiryolu politikasını” anımsatıyordu.

Dünya Bankası neden baraj yapımı konusunda limitsiz kredi verdi Türkiye’ye?

Barajların özellikle verimli topraklara yapılıp yapılmadığına dair hiçbir araştırma-çalışma yapılmadı. Amerikalı “uzmanlar” nereyi işaret etti ise oraya yapıldı.

Bir yanda göllerin ve sulak alanların kurutularak yeni tarım arazilerinin yaratılmasının, diğer yanda sulama ve/ veya elektrik üretim amaçlı göl ve göletler oluşturularak iç habitatların tahrip edilmesinin tarımın doğal dengesini nasıl bozup, biyolojik çeşitliliği yok ettiği hiç konu edilmedi.

Aynı filmi hep gördük:

AKP döneminde de baraj “ enflasyonu” yaşandı. Bugün…

Türkiye’de 504 baraj var; yarısını AKP yaptı! Baraj siyasal savaşının sembolü yapıldı.

Amerika’da Arizona ve Nevada sınırlarında bulunan ve 1930’lu yıllarda modern mühendisliğin zaferi olarak gösterilen Hoover Barajı, DP döneminde ABD’nin propaganda araçlarından biriydi.

Türkiye’nin her konuda kendisine model aldığı ABD, barajlar konusunda 2011 yılında ülke tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini yaşadı. Washington yakınlarında bulunan 33 metre yükseklikteki Elwha barajını törenle yıktı. Sembol gösterilen Hoover Barajı, Grand Canyon turist gezilerinde “malzeme” oldu!

Niye? Çünkü Amerikalılar yeni “akarsuların yönetimi” konusunda geniş çaplı değişim yapma ihtiyacının acil olduğunu tartışmaya başladı. Türkiye’de bunlar konuşulmuyor; hala inşaat peşindeler! Oysa…

Dünyada barajdan elektrik üretimi 1990 yılında % 18.1 iken, 2015 yılında bu oran %15.9’a düştü. AKP ise, inatla doğayı katlederek baraj ve HES yapmayı sürdürüyor.

GAP meselesine hiç girmeyeyim…

“GAP” deyince aklınıza ne geliyor; yemyeşil bir Harran Ovası! Damlama ile sulamadıkları için toprağı nasıl çölleştirdiklerini, ABD’nin bu işin neresinde olduğunu Galat-ı Meşhur kitabımda yazdım, tekrarlamayayım. GAP, “Gandırma” oldu!

“ GAP salt tarımsal bir proje olmadığı, enerji boyutunun da bulunduğu” ileri sürülerek Tarım Bakanlığı’na bağlamadılar. Kitabımda anlattım:

“( DSP- MHP- ANAP Koalisyon Hükümeti) Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp koltuğuna oturunca ilk yaptığı, GAP Yüksek Kurulu’nda neden tarım bakanlarının yer almadığını sorgulamak oldu. Türkiye’nin en büyük tarım projesi tarım bakanından habersiz yürütülüyordu!

Bakan Gökalp, GAP’ta nelerin döndüğünü merak etti; araştırdı. Sonucu bakanlar kurulunda söyledi:

‘ GAP’ta sulama projeleri yıllardır İsrail, ABD ve AB ülkeleri tarafından engelleniyor. Bakan Gökalp bu oyunu bozmak istedi. Fakat Bakanlar Kurulu’nu aşamadı. Bakan Gökalp’e tek destek veren sadece Başbakan Bülent Ecevit’ti. Ama onun da sözü koalisyon hükümetinin bakanlar kuruluna geçmiyordu.”

Prof. Gökalp hem bakanlıktan hem de MHP’den neden istifa etti sanıyorsunuz? Devlet Bahçeli’yi kimileri “ Milliyetçi” sanıyor hala! Ya Erdoğan?

Fırat ve Dicle’nin toplandığı suların havzası sadece Şanlıurfa veya Mardin’le sınırlı değil. Kuzeyde Erzurum Palandöken Dağı’na kadar uzanıyor bu sınır. “Suların İdaresi” Tarım Bakanlığı’na verilmiyor. Kime veriliyor? AKP iktidarı 2009 yılında, sınırı aşan sular idaresinde AB’ye uyumu kabul etti.

Müzakerelerde “Çevre” başlığının açılması karşılığında “ Fırat ve Dicle havzası AB ile ortak yönetilecek. Türkiye’nin ayrıca İsrail’le de işbirliği yapması “ kararlaştırıldı!

Hiç şaşırmayınız! Hiç ders alınmıyor: Almanya sermayesi büyük ölçekli sulama projeleriyle de ilgiliydi. 1913’te tamamlanan ve yaklaşık 46 bin hektarlık bir araziyi sulayan Konya Ovası’ndaki sulama projesini hayata geçiren Bağdat Demiryolu Şirketi idi! Projeyi onlar unutmuyor…

GAP’ta enerji yatırımlarında gerçekleşme oranı %80, sulama ise %20’lerde kaldı. Süleyman Demirel, Özal’ın GAP’ı sahiplenmesine tepki koyup “ GAP’ı gaptırmam” demişti! Bu tür absürtlüklerle yıllar geçirdik!

 

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]