Süleyman Delibaş “Yıllık 350 bin ton üretiyoruz; Türkiye’nin narenciye ihtiyacının % 15’ni karşılıyoruz”  

Kozan Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Odası Başkanı Süleyman Delibaş ile tarımsal üretimi, sebze ve meyve fiyatlarındaki pahalılığı, üretimdeki girdi maliyetlerini, genel söylem olan ‘üretici kazanamıyor aracılar kazanıyor’ konusunu ve tarım ürünlerinde kullanılan yasaklı ilaçlar meselesini konuştuk. Delibaş, Kozan’ın yıllık narenciye üretim potansiyelinin 350 bin ton olduğunu, böylece Türkiye’nin narenciye ihtiyacının %15’ini Kozan’ın karşıladığını belirtti.

“Kozan’ımızın yıllık narenciye üretimi 350 bin ton” diyen Süleyman Delibaş; Türkiye’nin narenciye ihtiyacının yüzde 15’nin Kozan’dan karşılandığını, bu rakamın Kozan’ın ekonomisinde ciddi bir yerinin olduğunu söyledi. Başkan Delibaş; “Adana’dan 18-30 yaş arası işçi geliyor. Bizim burada ise işçi profili 20-80 yaş arası. Adana’dan gelen işçiyle buradaki işçi arsında potansiyel farkı var” dedi. Elcilerin daha verimli işçilerle çalışmasının daha yararlı olacağını belirten Delibaş, Suriyeli işçi sayısının bu yıl düşeceğini, birçok Suriyeli ailenin Kozan’dan ayrıldığını, başka şehirlere gittiği belirtti. Başkan Delibaş; “ Çiftçimiz önce 100 dekar ürün ekiyorsa şimdi 30 dekar ekiyor. Neden böyle derseniz; girdiler, yani gübre ve mazot fiyatları yüksek. Bundan dolayı piyasada ekim de düşük aslında. Ondan dolayı fiyatlar yükseliyor” ifadelerini kullandı. Delibaş, piyasanın tüccarın ya da simsarın elinde olmadığını, ‘simsarlar Kozan’ın kaderiyle oynuyor’ tarzı haberlerin gerçeği yansıtmadığının altını çizdi.

İŞÇİ YEVMİYESİ 70 TL OLDU
Milletvekili Tamer Dağlı’ya narenciye işçilerinin yevmiyeleri konusunda isteklerin gitmesi sonucunda, Dağlı’nın Kozan’a geldiğinde kendisiyle bu konuda görüştüğünü belirten Süleyman Delibaş, kendilerinin de çalışma yaparak işçi ücretini 70 liraya çıkarttıklarını, 5 liralık elci kesintisiyle birlikte narenciye işçisinin 1 Nisan’dan itibaren 65 lira yevmiye alacağını söyledi. Delibaş, işçi yevmiyesinin 65 lira olmasıyla, yerli işçi sayısının arttığını bildirerek; “Suriyeli işçilerin gelmesi piyasayı düşürmedi. Narenciye işçisi yevmiyeyi düşük buluyordu. Yevmiye 55 liraydı. İşçilerin derneği var. Derneği ben kurdurttum. Dernek olarak gelin benden fiyat isteyin dedim. Sezon başlamadan önce derneği çağırdım ve dedim ki; fiyatınızı isteyin. Dediler ki ‘biz yevmiyenin 55 lira olmasını istiyoruz başkanım’ dediler. Ben direkt hayırlı olsun dedim. Yaklaşık 12 tane tüccar vardı yanımda, dernek yönetimini de topladım ve bu fiyat çıkmıştı. Adana’da yevmiye 70 lira burada 55 liraydı. Tamam Adana’da 70 lira fakat Adana’dan gelen işçi 32-33 kişi geliyor arabayı doldurup gidiyor. Benim buradan giden işçim de 45 kişi gidiyor. Şöyle rakamsal olarak baktığımızda bizim burada elciler kişi başı 5 lira alıyor” dedi.

‘YILLIK ÜRETİM 350 BİN TON’
“Kozan’ımızın yıllık narenciye üretimi 350 bin ton
” diyen Süleyman Delibaş; Türkiye’nin narenciye ihtiyacının yüzde 15’nin Kozan’dan karşılandığını, bu rakamın Kozan’ın ekonomisinde ciddi bir yerinin olduğunu söyledi. Kozan’da narenciye dışında Hicaz Narı, Hurma, Nektar gibi ürünlerin de yetiştiğini fakat narenciyenin, özellikle limonun daha fazla yetiştirildiğini belirten Delibaş, “Mesela bu yıl Velensiya Portakalı dalında 2 liradan satıldı. Daha önce 30-40 kuruştan satılıyordu. Tabi bunlar hep talep meselesi. Hale mal gelir; mesela bayram öncesi milletin domatese ihtiyacı vardır, komisyoncu yeterince domates getirir fiyatlar yükselmez. Yani talebi karşılayacak mal varsa üreticide, fiyatlar yükselmez ama ürün yoksa fiyat yükselir” dedi. Delibaş, bu yıl yağmurun fazla yağması dolayısıyla soğan ve patatesin tarlada çürüdüğünü de sözlerine ekledi.

“GİRDİ MALİYETLERİ YÜKSEK”
Sebze fiyatlarındaki pahalılığın piyasanın arz-talep dengesiyle, üretimle ve girdi maliyetleriyle ilgili olduğunu belirten Süleyman Delibaş; “ Çiftçimiz önce 100 dekar ürün ekiyorsa şimdi 30 dekar ekiyor. Neden böyle derseniz; girdiler, yani gübre ve mazot fiyatları yüksek. Bundan dolayı piyasada ekim de düşük aslında. Ondan dolayı fiyatlar yükseliyor. Havalar ısınmaya başlamasıyla domates fiyatlarında hemen bir düşüş oldu. Ürünlerde bolluk olacak ve bu bolluktan dolayı fiyatlar düşecek. Karpuz tarlada 2 TL mesela. Şu an soğan tarlada 3 TL. Bu düşüşler pazara yansıyacak. Halde 6 liraya toptan soğan satılıyordu, şu anda 3 buçuk liraya da soğan satılıyor. Bu yıl soğanın halden en yüksek çıkışı 6 lira oldu. Domates en yüksek 7 liradan çıktı” şeklinde konuştu. Kozan bölgesinde 10 yıl önce 3 bin dönüm karpuz ekilirken şimdilerde 300 dönüm dahi ekilmediğini belirten Delibaş; girdi maliyetlerinin pahalı olması nedeniyle çiftçinin para kazanamadığını, bu nedenle de üretim yapılmadığını söyledi.

“PAHALILIĞI DEPOLAMAYA BAĞLAMAK DOĞRU DEĞİL”
Türkiye gündemini meşgul eden soğan ve patates depolayan tüccarlarla ilgi de değerlendirme yapan Süleyman Delibaş; “Depoya 3 ton mal konuluyorsa, o malı 3-4 ay sonra çıkarttığında 3 ton soğandan 2 buçuk ton alıyorsun. 5 ay sonra çıkarttığında iki ton alıyorsun. Çürümeler ve fire oluyor. Yani 3 liraya depoya konan soğan 5 lira olsa ne olacak ki. Yani depoya koyan tüccara para kazandırmıyor. Sebze fiyatlarındaki pahalılığın nedenini depolamaya bağlamak çok doğru değil” dedi. Kendilerinin de limon depoladıklarını, dalında 1.80 kuruştan aldıkları limonu depoya koyduklarında 2 liraya malettiklerini belirten Delibaş;Bakarsın Haziran ayında limon 5-6 lira, esnaf Aralık ayında limona benek düştüğünde depoya koymuş. 6 ay sonra depodan çıkarttığında, 100 ton limon koymuşsa ancak bunun 40 tonunu satabiliyor zaten. O limon 5 liraya mal oluyor. Birde şu var narenciye konusunda ekim çok. Fiyat öyle 5-6 lira olduğunda, işte depoya konuldu da o nedenle pahalandı diye bir itham doğru değil. Çünkü biz burada depoya mal koymuyoruz” şeklinde konuştu.

“KOZAN’IN KADERİYLE HİÇBİR TÜCCAR OYNAMAZ”
Geçen yıl narenciye sezonu başlamadan önce Kozan’da ki bir basın kuruluşunun Kozanlı simsarlara yönelik, “Kozan’ın kaderiyle oynuyorlar” şeklinde haber yaptığını ifade eden Süleyman Delibaş; “Kozan’da Ekspres Gazetesi’nin sahibi bir arkadaşımız yazdı, dedi ki; ‘Kozan’ın tüccarları, simsarları Kozan’ın kaderiyle oynuyor’ diye haber yaptı. Kozan’ın kaderiyle hiçbir tüccar, hiçbir simsar oynayamaz. Neden oynayamaz; piyasada arz-talep meselesi vardır. Limon 1 buçuk lira idi, 1.80 TL’ye kadar çıktı. Biz bununla ilgili Sayın Yalçın Kara’ya açıklama yaptık, haber oldu ve orada da söyledik; piyasa tüccarın ya da simsarın elinde değil, dışarıdan efendim fabrikacı geliyormuş da, Kozan’ın limonu iyi değil deyip geri gönderiliyormuş. Kimse böyle yediği ekmeğe bıçak çalamaz” dedi. Piyasanın arz-talep dengesine dayandığını, talep olursa fiyatın yükseleceğini, olmaz ise düşeceğini Belirten Delibaş; “ 1 lira 80 kuruşa çıkan limon en sonunda bizim dediğimiz gibi oldu. Aralık ayında limon 30 kuruşa düştü. Hani tüccar Kozan’ın kaderiyle oynuyordu. Tüccar 1 lira 40 kuruşa limon aldı. Neden 30-40 kuruşa geri sattı. Ortada böyle yanlışlıklar da var. Komisyoncu hale malı getirir en fazla iki gündür dayanma süresi var. Ondan sonra satamazsa mal çürür. 3 liraya aldığı malı 3 buçuk liraya satar. Çünkü girdiler de pahalı. 3 liraya giren mal 3 lira 30 kuruşa mal oluyor, komisyoncu da 3 buçuk liraya satıyor. Komisyoncu malı bekletemez günlük satmak zorunda” olduğunun altını çizdi.

“KOMİSYONCULARA BAHANE BULUNMASIN”
Kamuoyunda genel bir söylem olan ‘aracılar kazanıyor, üretici eziliyor’ iddialarına da değinen Hal Başkanı Süleyman Delibaş; “Aracının kazanma lüksü yok. Üretici malını eker, talep çoksa malı para eder, yoksa para etmez. Bu memlekette geçmişte 30-40 kuruşa domates satıldığını biliriz. O zaman domates yollara dökülmüştü ama şimdi para ediyor. Çiftçinin cebine para giriyor. Üretici de para kazanıyor. İki sorun var biri arz-talep dengesi diğeri girdi fiyatları. Gübreden örnek vereyim; gübrede yüzde 18 KDV kalktı. Gübre bin 200 liraydı, fakat devletin KDV’yi silmesine rağmen ben bin 200 liradan gübre aldım. Nereye gitti bu. Neden indirim üreticiye yansımadı. Piyasanın gündemi aracı kurumlar, komisyoncular… Komisyonculara bahane bulunmasın. Komisyoncu günlük getirttiği malı günlük satmak zorunda. Komisyoncu 3 liraya aldığı malı 4 liraya satamaz. Ancak 3 buçuk liraya satar. Bütün hallerde rekabet sistemi vardır. Rekabetin en yoğun olduğu yer hallerdir” dedi.
Hallerin faizsiz bir banka mantığıyla da çalıştığını belirten Delibaş, “Haldeki esnaflarımızın her bir kişide en az 15 bin lira alacağı var. Hale 100 bin lira borcu olan da var ama üretici ürünü satar, getirir 500 lira, bin lira şeklinde öder. Hiçbir komisyoncu bu paraya vade farkı koymaz. 100 bin liraya sattığı malı esnaf bir yıl sonra ödese bile 100 bin lira olarak öder. Ama banka olsa faiz koyar bu paraya” ifadelerini kullandı.

“YASAKLI İLAÇLAR İHRACATTA SIKINTI YARATIYOR”
Kozan Ticaret ve Ziraat Odası ile çiftçinin bilinçlendirilmesi konusunda toplantı yaptıklarını, böylece amaçlarının kaliteli ürün almak olduğunun altını çizen Süleyman Delibaş; “Çiftçilerimize önümüzdeki günlerde bilinçlendirme açısından seminer verilecek. Çünkü narenciyede ilaç kalıntısı çıkıyor. Bununla ilgili ziraatçı arkadaşlardan yasaklanmış ilaçları satmamalarını rica edeceğiz. Yasaklı ilaçların sıkılması narenciye ihracatı konusunda sıkıntı çıkarıyor. Yasaklı ilaç sıkılmasın ki ürünlerimiz geri dönmesin. Tabi yasaklı ilaç kullanılmış narenciyeyi herkes satmıyor! Birkaç kişi yapıyor bunu. Amacımız, devlet hangi ilacı tescil etmişse çiftçimizin onu kullanması” şeklin değerlendirmelerde bulundu.

Haber: Cuma Ali SARI

 

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]