Müftü Şemsettin İnceler “Dini, kültürel ve fikri” yazılarıyla aramızda…  

Müftü Şemsettin İnceler “Dini, kültürel ve fikri” yazılarıyla aramızda…

ÖZ GEÇMİŞİ

1952 yılında Yüksekören’de doğdu. İmam Hatip Lisesi’ne Adana’da başlayıp Gaziantep’te bitirdi. Mersin’de iki buçuk yıl İmam Hatip olarak çalıştıktan sonra 1980 yılında Kayseri İlahiyat Fakültesi’ne girdi. 1984 yılında Müftülük sınavını kazanarak Sarıkaya’ya müftü oldu. 1987 yılında akademik araştırma yapmak üzere iki yıllığına Mısır’a Diyanet tarafından gönderildi. Dönünce mezun olduğu fakültede İslam Hukuku’ndan Yüksek Lisansı’nı tamamladı. Arapça ve İngilizce biliyor. Sırasıyla Ürgüp, Karaisalı, İmamoğlu, Kadirli, Erzin ve Aladağ Müftülüğü yaptı. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

 

RAMAZAN-I ŞERİF

Bir tarafta obeziteden, diğer tarafta açlıktan ölen insanlar at başı gidecektir. İşte Ramazan tam da bu hastalığın ilacıdır

 

Cenab-ı Hak, ayet-i kerimesinde yer ve gökler yaratıldığından bu yana ayların sayısının on iki olduğunu beyan buyururken, onlardan birinin de Ramazan olduğunu belirtmiştir. Ramazanın gölgesi ise oruçtur. Bu durum, insanoğlunun teklife ehil olduğu günden bu yana başlamış; kıyamete kadar da sürecektir.

Allah (cc.) atamız Âdem’in (a.s) yaratılış sürecini başlatınca nurani ve nari varlıklarda bir telaş başlamıştı. Melekler kısa zaman sonra hatalarını anladılar ve tövbe ederek teslimiyetlerini bildirdiler. Şeytan ve ataları İBLİS! Sülüeti belirlenmiş ve henüz ruhu üflenmemiş Âdem’in kurumaya bırakılan ve yatan kalıbı etrafında günlerce, aylarca, hatta yıllarca endişeyle birlikte dolanmış durmuştur iblis!

Bu ben-i beşer niçin yaratıldı? Evrende ve cin taifesi arasında misyonu ne olacak, Cenab-ı Hak niçin bu yeni varlığa önem veriyor ve özene bezene yaratıyor, yoksa Âdem’i bizim önümüze mi geçirecek? Şeytan korkunun kokusunu almıştı bir defa… Kendisine rakip gördüğü insanoğlunu nasıl durduracak, nereden ve neresinden vurabilecekti?

İblis insan vücudunu adeta lime lime analiz ettikten sonra aradığını bulmuştu galiba! Âdem’in (a.s) karın boşluğu… İnsan, bu boşluğu yiyerek içerek dolduracak; doldururken de emek sarf edecek, rakipleri ve hatta düşmanları bile olabilecekti. Üstüne üstlük birde ŞEHVETLERİ işin cabasıydı. ‘’ İşte aradığımı buldum; bu bana yeter’’ demişti şeytan…

Psikologlar, insandaki temel motivasyonları güç oranlarını nazar-ı dikkate alarak üçe taksim etmişlerdir. Yeme, içme ve cinsel arzu… Dinimiz ihtiyaç kadar yeme ve içmeyi farz kabul etmiş, şayet bir insan yeme ve içmeyi ölümüne sebep olacak kadar terk ederse, buna intihar demiş ve haram kılmıştır. Evlenmeyi de çok teşvik etmiş, bazı âlimler sünneti müekkede, bazıları vacip, hatta farz diyenler bile olmuştur.

Bu üç ihtiyaç dozunda kalındığında rahmet, bereket, hayat olurken; ölçüsü kaçırılınca ise külfet, felaket hatta rezalet olmaktadır. Allahın rızası terk edilirse bu üç alan şeytanın cirit attığı münbit araziye dönüşmüş arpalıklar halini alacaktır. Bir tarafta obeziteden, diğer tarafta açlıktan ölen insanlar at başı gidecektir. İşte Ramazan tam da bu hastalığın ilacıdır.

Oruç denilen disiplin, insanlardaki bu üç gücü terbiye ederek kontrol altına almak değil midir? Bu temel ihtiyaçları dizginleyerek irade hâkimiyetini sağlamak değil midir? İnsanın diğer canlılardan temel farkı iradesidir. Oruç tamda bunun için farz kılınmış olsa gerek.

Hoş geldin onbir ayın sultanı hoş geldin. Rahmetinle, mağfiretinle, bereketinle hoş geldin. Hamd rabbimize, salât-ü selam Resul-u Ekrem efendimize ve onun Al ve ashabınadır.

Şemsettin İNCELER

Müftü-ü Esbak

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]