KUR’AN ve PETROL  
İnsanoğlunun bin yıllardır sürüp giden hayatına böylesine tesir eden ve onu son yüz yıl içinde böylesine değiştiren petrolün dışında başka bir nesne olmamıştır. Cenab-ı hakkın kevni ayeti olan petrolden kavli ayetinin bahsetmemesi mümkün değildi.
Petrol yirminci yüzyılda tarımı kara sabandan modern traktörlere çevirmiş, uzak diyarları kısaltmış, insanları havada kuşlar gibi uçurmuştur. Son yıllarda gurbet-sıla kavramını insanların gündeminden çıkarıp tamamen silmiştir.
Tarihin ilk dönemlerinden itibaren petrol, dünyanın çeşitli coğrafyalarında bazen toprak üstünde birikinti halinde görünmüş bazen de topraktan fışkırıp gaz şeklinde kendiliğinden yanmaya başlamıştır. O beldelerin sahibi olan insanlar bu eşsiz nimetten yararlanmak yerine gafilce tapınmışlardır!..
Kur’an-ı Kerim her yaş ve kurunun kitapta açıkça belirtildiğini dile getirmektedir. Durum böyle olunca, hayatın hatta tarihin akışını değiştirmiş olan petrolden bahsetmemesi akla ziyan olurdu. A’la suresinin 4. ve 5. ayetlerinde : “Allah (topraktan) mer’ayı (yeşillikleri) çıkarmıştır. Sonra da onu kapkara sel artığına çevirmiştir.’’ Buyurmaktadır.
Kur’an-ı Kerim yer ve göklerin altı günde yaratıldığını beyan buyurmuştur. Gerek din alimleri gerekse yer ve gök bilimcileri evrenin evreler halinde yaratıldığı konusunda ittifak etmişlerdir. Zikri geçen ayetten anlaşılıyorki, yaratılış sürecinin bir evresinde dünya yemyeşil kılınmış, sonra da bir iklim değişikliği ile yeşillikler kurumuş, parçalanmış ve çürümüştür. Fosil haline dönüşen yeşil ağaç ve bitkileri, toprak, akıp giden zaman içinde yavaş yavaş emmiş, derinliklerinde serpiştirerek biriktirmiştir.
Jeologlar Kur’an dan bağımsız olarak petrolün oluşumunu tıpkı Kur’anda anlatıldığı gibi ifade etmişler ve tahminlerini bu yönde yürütmüşlerdir.
Kur’an ve petrol ilişkisini anlatan bir olay vardır ki, hayran olmamak, hayret etmemek mümkün değildir: Peygamber efendimizin vefatından sonra ona duyulan özlem her geçen gün artmıştır. Hz. Ayşe’ye (r.a) Peygamber efendimiz vitr namazını nasıl kılıyordu diye sorulunca şöyle söylemiştir: Resul-ü Ekrem efendimiz vitr namazını kılarken her defasında birinci rekatta A’la suresini, ikinci rekatta kulyayı (kafirun), üçüncü rekatta ise ihlası okuyordu, demiştir.
Fukahanın vitr namazlarının yatsıdan biraz sonra evde kılınmasının müstehap olduğunu söylemelerinin sebebi, Peygamber Efendimizden esinlenmiş olmalarındandır.
Burada ilginç olan durum, ömrü boyunca her defasında vitr namazını kılarken Peygamber Efendimizin birinci rekatta A’la suresini, yani petrolü anlatan sureyi okuması bir mesaj değil midir? Sanki şöyle buyuruyor: Ey Arap! Ben, her defasında A’la suresini okuyarak sizin ayaklarınızın altında bir hazine yattığını hatırlatıyorum. Cenab-ı hakkın kavli ayetiyle kevni ayetlerinden olan eşsiz servet kara altının sizin topraklarınızın altında olduğunu duyuruyorum, gelin uyanın!.. Uzmanlar dünya petrol rezervinin %65.5’nin Ortadoğu’da olduğunu söylüyorlar. Müslümanı derin uykusundan uyandırana aşk olsun!..
Ben, Mısır’da Prof. Dr. Abdurrahman Celal’den İslam Hukuku dersi alırken bu ayeti hatırlattım. Adam kendi alanının
dışında ne Kur’an’dan ne de ayetlerden haberdar; tam anlamıyla derin uykuda olduğunu gördüm. Arabın petrolü yüzünden çıkan 1.ve 2. Dünya Savaşları bu
insanları uyandıramamışsa, kim uyandıracak? Daha ne zamana kadar dayak yiyecek bu
Müslümanlar?
Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]