Ambardaki “fare”  
Okuyacaklarınızı yüreğiniz kaldırmaz! ABD-AB bize endüstriyel ürünlerini satsın diye neler yapmadı ki… Örneğin mercimek…
Anavatanı Anadolu olan mercimeğimizi AKP eliyle yok ettiler. 1990 yılı dikkate alındığında 846 bin ton mercimek üretimi ile dünya ihracatının % 47’sini karşılayarak ilk sırada yer alan Türkiye, bugün ithal mercimek almak zorunda bırakıldı!
Sebebi belli… 1990’lı yılların başında 5.37 milyon dönüm alanda kırmızı mercimek tarımı yapılırken, 2014 yılı sonunda bu rakam yaklaşık %60 azalarak 2,3 milyon dekara düştü!
Kavılca buğdayımızın hikâyesine benzer kırmızı mercimeğin başına geldi:
Kanada 1970’li yıllarda Türkiye’den götürdüğü kırmızı mercimeği soğuk iklime dayanıklı hale getirmek için genleriyle oynadı. Böylece dünyanın en büyük ihracatçısı oldu.
Bugün yıllık ortalama 300 bin ton mercimeğin önemli miktarını Kanada’dan alıyoruz! Bu ülkenin Saskatchewan bölgesi dünya mercimek ihtiyacının büyük bölümünü karşılıyor.
Yazlık ve kışlık ekilen bizim kırmızı mercimeğin yetiştiği Güneydoğu boynu bükük duruyor! Terörle boğuşuyor!
Sadece mercimek değil…
Ülkemizde kişi başına yıllık ortalama 3-4 kilo fasulye, 4-5 kilo mercimek ve 5-6 kilo nohut tüketildiği dikkate alındığında, yemeklik tane baklagillerin ülkemiz insanları açısından önemi büyük.
1990’lı yıllarda 2 milyon 13 bin tonu aşkın bakliyat üretimi gerçekleştirirdik.
2015 yılına geldiğimizde üretim 1 milyon 79 bin tona düştü.
Son 25 yılda baklagillerin ekildiği alanlarda %66, üretim miktarında ise %47 gerileme yaşandı.
Aynı dönemde…
Dünyada baklagiller ekim alanı 61 milyon hektardan 82 milyon hektara; baklagiller üretimi 40 milyon tondan 70 milyon tona çıktı. ( Üretimin % 75’inin ABD-AB gibi gelişmiş ülkelerde olmasının ve fiyatlarını sürekli artırmalarının sebebi belli değil mi?)
İşte nohut…
1990 yılında 860 bin ton nohut üretimi ile dünya ihracatının %62’sini karşılayarak ilk sırada yer alan Türkiye, bugün yarısını üretemiyor! 2016 yılında Türkiye, %19.3 gümrük vergisine rağmen 30 bin 446 ton nohut ithal ederken, gümrük vergisinin 1 Temmuz 2017 itibariyle sıfırlanmasının amacını sizin yorumunuza bırakıyorum…
İşte kuru fasulye…
Yılda 50 bin ton kuru fasulye ithal ediyoruz artık. 1990 yılında kuru fasulye dikilen arazi 171 bin hektar idi. Bu rakam bugün 70 bin hektara kadar düştü!
Bu tarım politikaları sonucu son 25 yılda ekim alanları, yeşil mercimekte %94, kırmızı mercimekte %67, nohutta %60, kuru fasulyede %47 daraldı.
Türkiye, 1980 yılında 7 bin 600 ton kuru fasulye, 88 bin 500 ton nohut ve 102 bin ton mercimek ihraç edip bu üç üründe bir gram ithalat yapmamıştı. Nerden nereye…
AKP’nin “tarım devrimi” yalanı
Küresel tarım şirketleri GDO’lu ürünleri yediriyor bizlere.
Küresel tarım şirketleri endüstriyel gıdaları dayatıyor bizlere.
AKP “ tarım devrimi yaptık” diyor. “ Antik Yunan’ın tavrını örnek aldık” dese daha iyi! Antik Yunan’da mercimek-nohut gibi baklagillerin yenmesi caiz değildi. Ruhun, insan gövdesi içerisinde bulunduğuna inanıyorlardı. Bu gıdaların gaz yaparak ruhun uçmasına sebep olduğu düşünülüyordu!
Şaka yapmayayım da ne yazayım?
Savaşmadan toprak kaybetmektir bunun adı!
Ya tohumlar? Hibrit tohumlar…
Şili’den, Çin’den, Tayvan’dan fasulye tohumu alıyoruz!
Keza “ insanlarını doyuramıyor” gibi yalan propagandanın yapıldığı Çin’den bakla tohumu alıyoruz.
Afrikalı Tanzanya’dan barbunya ve hıyar tohumu alıyoruz!
Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya, Hırvatistan, Sırbistan, İsviçre’den buğday tohumu alıyoruz. Hırvatistan’dan arpa, yulaf
tohumu alıyoruz. Peru’dan, Pakistan’dan patlıcan tohumu alıyoruz. Zimbabve’den bezelye alıyoruz.
Sudan’dan ve Yunanistan’dan bile mısır tohumu alıyoruz.
İsrail’den; biber, turp, marul, soğan, domates, kabak, ayçiçeği, buğday, kavun, karpuz, çiçek tohumları alıyoruz.
Sorsanız AKP yönetiminin hepsi Osmanlıcı! Fatih Sultan Mehmet’e, armut ve kestane Bursa’dan, bal Malkara’dan, zeytin İzmit’ten, üzüm Ayaş’tan, balık Terkos Gölü’nden gelirdi.
Şimdi… Yaklaşık 15 milyar dolar veriyoruz tarım ithalatına.
Evet. Türkiye’nin tarımsal ihracatı 1980’lerin başında 2 milyar dolar; ithalatı ise sadece 50 milyon dolar idi! Hala… Kimileri Özal’a, Çiller’e, Erdoğan’a “devrimci” diyor!
Bu sağcı politikacıların iktidara gelmesini kim destekledi; ABD!
Bugün…
Kuru fasulyeyi, mercimeği ABD’den alıyoruz.
Nohutu ABD’den alıyoruz.
Bezelyeyi ABD’den alıyoruz.
Buğdayı, mısırı, ayçiçeğini ABD’den alıyoruz.
Pamuğu ABD’den alıyoruz.
2000’li yılların başında pamuk ekim alanları bakımından Hindistan, ABD, Çin, Pakistan, Özbekistan ve Brezilya’dan sonra yedinci sıradaydı Türkiye. Bugün Çin’den sonra dünyanın “ en büyük ikinci pamuk ithalatçısı” durumunda!
Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]