Kozan Belediye Başkanı Musa Öztürk “Eğer bu memlekete hizmete devam edin denirse biz görevden kaçmayız…” - 28.2.2018

Kozan Belediye Başkanı Musa Öztürk’le dobra dobra konuştuk. Kamuoyunun merak ettiği tüm soruları sorduk. Söyleşimiz samimi bir havada gerçekleşti

 

Kozan Belediye Başkanı Musa Öztürk “Eğer bu memlekete hizmete devam edin denirse biz görevden kaçmayız…”

 

“Aldığım işi kısıtlı imkânlarla adam gibi yapmaya çalışıyorum”

“Öyle bankamatikçiymiş? Şuymuş, buymuş benim kitabımda yazmaz”

Musa Öztürk söz verdiyse yapar. Bir sürü söz verdiniz. Mesela 5 bin işçi alacaktınız. 4. yıldayız. 4 bin tane işçi aldınız mı?

Dönelim bir Osmaniye ile bir Adana’ya bakalım. Adana kalkınmada ikinci bölgedir. Dolayısıyla Kozan, Feke’si de neresi kalkınmışsa ikinci bölgedir. Osmaniye 17 kilometre olan Kadirli beşinci bölgedir. Orada yatırım yaptığın zaman 5 sene sigorta, bağ-kur, vergisi yok. Avantajlar orada. Getir o avantajları sana 5 bin değil 50 bin tane işçi aldırayım. Yatırımcı gelmiyor. Ben bunu söylerken OSB’yi kast ettim. OSB’ye dedim ki oralarda iş sahası açılacak. Bütün iş sahiplerinin de işini kolaylaştıracağız. Gerekirse belediyeyi de ortak edecektim. Ama hızla giden enflasyon, dolar kurları getirdiğim adamları da kaçırdı. Ben ona güvenerek söyledim.

 

Sayılı günler çabuk geçiyor. Allah ömür verirse insana 4 yıl çabuk geçiyor. Çok röportaj ve söyleşi yaptık. Siz öznesiydiniz siyasetin. Kozanlının Ankara’daki bürokratik temsilcisi idiniz. Halkımızın merak ettiği sorular var. Siz de ne çabuk 4 yıl geçti diyor musunuz?

 

Eee mutlaka tabii. İnsan ömrü bir bakıyorsun eski büyüklerimizden birisi ki anlatırdı. Bizde işte 14-15’li yaşlarda hayatı tanımaya başlayan cıvıl cıvıl ele avuca sığmayan gençlerdik. Bizi çağırırdı gelin buraya derdi. Buyur dayı derdik. Derdi ki bre oğlum ömür dediğin şimdi ben iyi biliyorum. Siz bana gülüyorsunuz ama, 70 yaşına geldin daha ne yaşıyor deyip içinizden alay ediyorsunuz amma saygınızdan bir şey diyemiyorsunuz. “Ömür nedir biliyor musunuz?” derdi. Nurlar içinde yatsın. Valla şu yaşa geldim. 70’e merdiven dayadım. Yağız bir ata binersin sabah gölgeli bir ağacın dibinde vın diye geçmek gibi bir şey. Yarın benim yaşıma geldiğinizde idrak edersiniz derdi. Mühim olan dolu dolu yaşamak.

Elimizden geldiği kadar milletin bize vermiş olduğu temsil yeteneğini, vesayeti idareyi elimizden geldiği kadar ne yaparız? Nideriz? O’nun mücadelesini verdim. Vermeye de devam ediyorum. Aldığım işi kısıtlı imkânlarla adam gibi yapmaya çalışıyorum. Neden? Dersen. Öyle bir Büyükşehir yasası çıktı ki.

 

 

Başkanım birazdan girelim mi ona? Zor sorulardan başlamak istiyorum.

 

Nerden başlarsan başla benim verilmeyecek hesabım yok.

 

Sayın Musa Öztürk 1877-1878’e, Osmanlı Rus savaşına, tarihe girdiğimiz zaman alıp gidiyor. Tarihe girmemeye çalışacağım.

 

Şunu bilmiyoruz. Yanlış anlama kamuoyuna da öyle deklare etmemeniz lazım.

 

Dün tarihtir. Onun için benim her zaman söylediğim. Onu bilir onu söylerim. Tarih dediğiniz devletin kozmik odasıdır. Kara kutusudur. Dünü olmayan adamın yarını bugünü olmaz. Onun için de tarihi çok iyi bilmemiz lazım.

 

2014 seçimlerinde siz “Ben bir defa aday olacağım. Başka başkanlık istemiyorum” dediniz. Ama yıl 2018’e geldiğinde şu anda size soruyorlar takip ediyorum medyadan “yeniden aday mısınız?” diyorlar. Siz de diyorsunuz ki “Görev istenmez. Görev verilir” Görev verilirse yeniden aday mısınız? A takımınız devam edecek mi?

 

A takım B takım değil bizde ekip vardır. Görevini iyi yapan devam eder. Görevini yapamayan da bu işten affını ister. Bizde ab,b,c takımı yoktur. Biz hep beraber ekibiz. Aşağı-yukarı 700 kişilik bir aileyiz. Karınca kararınca herkes verilen görevi yapmaya çalışıyor. Öyle bankamatikçiymiş? Şuymuş, buymuş benim kitabımda yazmaz! Çünkü netice olarak biz burada halifenin burada manevi eliyiz. Şehrül eminiyiz. 130 bin kişinin vebali bizden soruluyor. Vebal altına da ben kimse için girmem. Herkes Kozan’a hizmet etmenin gayreti peşinde…

 

 

Yeniden aday mısınıza geldik. Görev verildi size diyelim…

 

Ben varsayımlarla hareket etmem. Ben hiçbir zaman aday filan olmadım. Şimdi aday olunmaz. Kamuoyu desteği olursa, yukarda da bu işleri gözetleyen birisi mutlaka vardır. Eğer bu memlekete hizmete devam edin denirse biz görevden kaçmayız. Onun için “Aday olunmaz. Aday edilir” dedim ben. Hala da aynı şeyi söylüyorum. Adayım da demedim. Aday değilim de demedim.

 

Diyelim ki aday edildiniz. Adaysınız o zaman?

 

Varsayımlarla hareket etmem. Hele o gün gelsin konuşuruz. Halka hizmet hakka hizmettir. Benim felsefemde anlayışımda bu. Hakikaten kabiliyetli, benden mutlaka üstün yeteneklere sahip, donanımlı bir arkadaş olursa işte o dediğini düşünürüm. O’nun hizmetinde çalışmak, ona yardımcı olmak bir abi, bir bilge olarak artık ak saçlılar grubundayız bilgelik bize düşerse, o görev de verilirse ona yardımcı olurum. Netice olarak bir yerde çalışmak için ‘ille ben lider olayım’ Benim öyle bir iddiam hiç olmadı. Hizmette iddiam olmuştur. Beni tanıyanlar, geçmişte hayatımı iyi bilenler beni çok iyi tanırlar. Ben ev ödevimi iyi yapmaya çalıştım ömrüm boyunca. Şunda iddialıyım. Verilen görevi adam gibi yapmaya çalıştım. Hedef Kozan’a hizmet etmektir. Kozan’a kim iyi hizmet ediyorsa ben onun yanındayım her zaman.

 

Siz 2014 seçimlerinde şöyle söylediniz. Sizi sinirlendireceğim. Sizi sinirlendirmeye çalışacağım aslında. Dediniz ki “Hiçbir akrabam, hiçbir yakınım belediyenin önünden bile geçemez. Ben eski belediye başkanını çok eleştirdim. Çok yazılar yazdım hakkında. Eşi belediye de başkan yardımcısıydı. Eniştesi müdürdü. Eniştesinin eniştesi başka bir yerde çalışıyordu. Kız kardeşinin çocukları falan epeyce yakınları vardı. Siz de eleştirdiniz onu. Ama gelinen noktada sizin akrabalarınız belediye girdi. Yeğenleriniz çalışıyor. Kamuoyu da bunu soruyor. Size de sormamızı istiyor. Neler değişti?
Teori ile pratik farklılığı mı var? Bunu bize anlatır mısınız? Çukurören’de çay getirecek kimse kalmadı deniliyor. Hep işe girdiler diyor millet.

 

40 senedir bu hizmet kervanında elimizden geldiği kadar var olduk. Milliyetçilik öyle işaretle, sembolle falan olmaz. İcraatlarla olur. Bu bölgede 2005’ten sonra dönsünler baksınlar bir tane kaymakam, savcı, hakim çıkmış mı? Şimdi hep polis polis polis derler. Ben önce bölge milliyetçisiyim. Türkiye milliyetçisiyim. Vatanperverim. Kendini tarif et derlerse öyle tarif ederim. Bugün Türkiye’de gidin bizim kaç tane müsteşarımız, kaç tane genel müdürümüz var? Sırf Kozan’ı demiyorum. Adana için de diyorum. Şimdi devletin icra organı hükümettir. İcra organının da eli, ayağı bürokrattır. Görmeyen adamın ufku olmaz. Kimse kusura bakmasın. Ankara’da yoksan. Kozan’da da yoksun. Burada bizi birbirimizle kavga ettirirler. İşte ufak, tefek işlere takarlar. Şimdi 700 kişilik belediye. Taşeronu, işçisi, kadrolusu, memuru. Ne yapacağız üç tane mahkum mahkum. Kozan beni başlangıçta niye tenkit ettiydi? Ben unutmadım. O’nun için filan filan mafya. Birde yeğenleri çete öyle mi? Peki size soruyorum yeğenlerimden kim şikayetçi şimdi? Bunların hepsi cezaevinden çıkanlara kontrollü serbestlik, denetimli serbestlik diyorlar ya. Üçü de benim denetimli serbestliğim altındır.

Yeğenlerin denetimli serbestliğim altındadır. Biri rahatsız oluyorsa gelsin söylesin. Ama onların da gözümüzün önünde olmazı lazım. Ben bunları genel müdür mü yapmışım?

Özel kalem müdürü mü yapmışım? Ne yapmışım? Diğer işçiler nasıl çalışıyorsa onlardan birisi sözleşmelidir. Diğerleri taşeron işçidir. Mahkûm kadrosundadır. Peki belediyenin mahkum kadrosu yok mu? Ben bunları söylerken de utanıyorum yani. 700 kişilik kadronun içerisinde de Musa Öztürk’ün 8-10 tane tercihi olsun. Bu tercihlerde problem olmasın. Bunlar geçmişte kontrolden çıkmıştı. Şimdi hepsi kontrolüm altında. Ha bunu söyleyenlere şunu söylemek lazım. Yanınızda kimleri gezdiriyorsunuz. Sırça köşkte oturup etrafı taşlamasınlar. O camlı köşke bir taş atılırsa kırılır haberi olsun. Yanındakilerin kim olduğunu kendileri çok daha iyi biliyor. Bende yanımdakilerin kim olduğunu biliyorum. Kozan’da bir rahatsız olan varsa söylesin. Hırsızlıkları, uğrusuzlukları, zimmetleri varsa. Birilerine tehdit, şantaj yapıyorlarsa işte kapım açık.

 

Her şey benim kontrolüm altında diyorsunuz?

 

Mutlaka. Ne yapacaktım peki?

 

Musa Öztürk’ün aslında korumaya falanda ihtiyacı yok. Musa Öztürk Kozan’ın yetiştirdiği bir bürokrat, siyasetçi. Ama bende zaman zaman televizyonlarda eleştiriyorum. Musa Öztürk geliyor şık şık fotoğrafını çekiyorlar. Ne çekiyorsunuz dedim. Arkadaşlarım, meslektaşlarım kusura bakmasınlar. Sizin Hasan Pulur’u hatırlıyorum. Sizin Özal’ı sıkıştırırdı. Bu yağdanlıklar nedir derdi. Özal’da Hasan Pulur’u gördüğü zaman “Hasan yağdanlıklardan ne haber” derdi. Kamuoyunu bazı insanlar rahatsız ediyor. Karılı-kocalı 3-5 kişi işe girdiği zaman. Bu sefer millet kafayı oraya takıyor. Çünkü iş yok, üretim yok. Sorunlu bir yer. Bu anlamda sizin duygusal yanlarınızdan yararlanmaya çalışanlar mı var? Acaba diye düşünüyorum.

 

Kiminin çocuğu tıp fakültesinde okuyor. Tıp fakültesinde okuyan çocuğun maliyetini bana söylesinler. Meselenin içyüzünü bilen yok. Ufak tefek işlere kimse takılmasın. Özüne baksınlar. Bu Kozan’a gelen para çarçur mu ediliyor? Gelen para da zaten Büyükşehir yasasından dolayı 1.5 milyonla 2.5 milyon arasında. Şunu bilsinler. Temizlik mi yapılmıyor? Yolların yaması mı yapılmıyor? Öyle yükler yüklendi ki bize..

 

 

Başkanım olması gerek şeyler ama temizlik, kaldırım gibi şeyler.

 

İyi hoşta ben sadece belediye başkanı olarak emlak parası alıyorum. Bir de geçmişten birikmiş, daha yeni yeni oluşmaya başlamış nazım imar planı yeni çıktı. Biz 1 senedir iskan ruhsatı veriyoruz. Ondan para alıyoruz. Onun haricinde benim hiçbir gelirim yok. Bir gelir % 5’lerden devletten gelir. O da geçmişten borç var. Kesiliyor zaten. Ben güllük gülistanlık bir gül bahçesi teslim almadım. Netice itibariyle bu mazeretlerin arkasına sığınmıyorum. Bir gün den bir güne işte param yoktu falan dediğimi de kimse duymadı. Bunu halkı bilgilendirmek için söylüyorum. Halkın bilgisi olsun. Elini vicdanına koysun. Hatta bana dediler ki bu işini nasıl yapıyorsunuz. 700 tane de adam var. Gelen para 2 milyon. Bununda bugüne kadar kimin alacağı varsa söylesin. Tıkır tıkır borçlar ödeniyor. Ona göre yapılandırma yapılmış. Elimizden geldiği kadar yer altı-yerüstü şimdiye kadar herkes elini vicdanına koysun Kozan’da yağmur yağdığı zaman gezebiliyor muydun belli yerlerde? Bu drenaj kanalları, bu alt yapı ne zaman yapılmış.

 

 

Mükemmel bir hizmet yağmur suyu drenajı. Yani 10 yıl boyunca iktidarın belediyesi geldi. Yağmur suyu drenajını yapmadı. İnsanlar ıslandı. Karşıdan karşıya geçemedi. Kozan Lisesi’nin o tarafta, Üstün sokakta, Saimbeyli caddesi’nde, Irmak caddesi’nde. Yani biz bir gün Levent Açıkgöz’le, Mahmut Söğütle iç çamaşırımıza varıncaya kadar ıslandık. Kozan Belediyesi bu anlamda çok güzel bir alt yapı çalışması yaptı. Yapılana yapıldı. Yapılmaya yapılmadı deriz. Bazen bir bakıyoruz şaşırıyoruz. Anadolu Yerel Yönetimler Dergisi tarafından düzenlenen “Yılın Yerel Yöneticileri” anketinde Hayat Boyu Öğrenme Merkezi Projesiyle ödül aldınız. Kamuoyu şaşırdı birden. Gidiyoruz Varsak Mahallesi’nde ve Varsaklar Mahallesi’nde 41 sokak asfaltlandı diyor. Ama diğer taraftan anayolda sorun var. Araçlar gezemiyor.

 

Vatandaşlarımızın şunu çok iyi bilmesi lazım. Ana yollar, ana caddeler yani adı bulvar, cadde olduğu zaman büyükşehrindir. Köy yolları büyükşehrindir. Sadece köyün içi bizimdir. Hükümet bunu bir yasa ile değiştirebilir. En azından nüfusu 100 binden büyük olan ilçelerin hiç olmazsa gelen parasına dokunmasınlar. Biz kendi göbeğimizi kendimiz keselim. Şimdi düşüne biliyor musunuz? Biz şöyle bir manzarayla karşı karşıyayız. Şimdi zaman zaman bunu Mezdeke sakızı gibi millet ağzında geveleyip duruyor. Yok Hüseyin Sözlü’ye karşı mı? Benim kişilerle işim yok.

 

Ama MHP Belediyesi. Sizin partili! HDP’nin partisi değil.

 

Ama banane partiyse. Kimin partisi olursa olsun. O zaman bu işler çok iyi olsaydı. Niye ortaklık yapmıyorsunuz kardeşinizle. Niye müstakil çalışıyor herkes. Çünkü yetkili mesuliyet böyle kimse kusura bakmasın. Yani adama mesuliyet vermiycen yetki verecen. Kusura bakmayın. Bu yasanın çarpık tarafı bu. Benim demin de söylediğim gibi sadece emlak parası. Ersan Arıkan zamanında yapılmış 25 binlik imar planı var. Bu dar elbiseye 90 binlik Kozan sığar mı? Gelişi güzel çarpık yapılanma ondan kaynaklandı. Biz oturduk 2 sene. Planı da ben yapamıyorum ki. Binlikler bende. 5 binlik, 10 binlik büyükşehirde. Büyükşehir şimdi oturup Kozan’ın imar planını yapacak olursa oturduğu yerden yapılan imar planından ne hayır gelir. Söyleyin bana. Bu işlerin değişmesini istiyorum. Tutarsızlığını ve çelişkisini anlatmaya çalışıyorum.

 

Bunu siz Ömer Çelik’le, bakanlarla görüşüyorsunuz. Söylüyor musunuz?

 

Bu işe ilk önce Devlet Bahçeli muhteri oldu. Allah var hassasiyetini gösterdi. Ama hükümette bir istikrar yok. Ahmet Davutoğlu beye anlatıldı. Şimdi hangisi onların yerinde? Kime anlatacağız? Dosya hazırlıyorsun. Olur veriliyor. Ama devamı yok! Çünkü istikrar yok! Şunu halkımız bilsin: Ben mazeret için, bir şeylerin arkasına sığınarak söylemiyorum. 130 bin kişilik Kozan’da gelen para 1,5- 2 milyon. Gelir vergisinden gelen paranın % 40’ını Büyükşehir alıyor. İki kurumun haricindeki bütün Kozan’ın parasını Büyükşehir alıyor. Geriye kalan imarla emlak vergisi…

 

Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar gelecek O’na da soracağım bu soruları

Metropol belediyelerde bu işler farklı. Seyhan Belediyesi’nin gelirleri Kozan’ın 20 misli. Çukurova’nın geliri Kozan’ın 15 mislidir. Gelir kaynakları çok. Ana caddedeki ilan, reklamı Büyükşehir alır. Hal, itfaiye, mezarlıklar Büyükşehir’e bağlı.

 

Büyükşehir’de Kozan’ın oyuyla çıktı. 3. partiydi. Kozan’da 1. parti oldu. Şantiyeye dönecekti Kozan.

Benim Hüseyin Sözlü’yle falan işim yok. Bu yasayla işim var. Hüseyin Sözlü gider Ahmet gelir. Musa gider Mehmet gelir. Ama bu çelişki devam eder. Yara büyümeden buna bir çözüm bulsun. Bunu da parti liderlerine, hükümete sesleniyorum. Hatadan dönülsün. Geçenlerde Kadirli Belediye başkanını gördüm. Ararsınız bu günleri, gidip Osmaniye’nin kapısında bekleyeceksiniz dedim. Büyükşehir’in yaptığı hastane kavşağını görüyorsunuz. Bir şey demiyorum. Yorumsuz.

 

Oradan millet usandı artık

Ana caddeler oraya bağlı olunca kim yapacak bulvarı? Şunu da söyleyeyim. Şehit Hüseyin Soydan Caddesi’nin alt yapısını da biz yaptık. Sırkıntı caddesinin alt yapısını biz yaptık. Büyükşehir’in bize verdiği sadece asfalttı. Biraz da makine aksamında yardımcı oldu. bunun haricinde hepsini biz yaptık. Yapmaya da devam ediyoruz. Benim kavgayla filan işim yok. Üstatlarım kalkacak adamı kapıdan içeri sokmazdı. Meselemizi anlatmamız lazım.

 

Musa Öztürk söz verdiyse yapar. Bir sürü söz verdiniz. Mesela 5 bin işçi alacaktınız. 4. yıldayız. 4 bin tane işçi aldınız mı?

Dönelim bir Osmaniye ile bir Adana’ya bakalım. Adana kalkınmada ikinci bölgedir. Dolayısıyla Kozan, Feke’si de neresi kalkınmışsa ikinci bölgedir. Osmaniye 17 kilometre olan Kadirli beşinci bölgedir. Orada yatırım yaptığın zaman 5 sene sigorta, bağ-kur, vergisi yok. Avantajlar orada. Getir o avantajları sana 5 bin değil 50 bin tane işçi aldırayım. Yatırımcı gelmiyor. Ben bunu söylerken OSB’yi kast ettim. OSB’ye dedim ki oralarda iş sahası açılacak. Bütün iş sahiplerinin de işini kolaylaştıracağız. Gerekirse belediyeyi de ortak edecektim. Ama hızla giden enflasyon, dolar kurları getirdiğim adamları da kaçırdı. Ben ona güvenerek söyledim.

 

Yeraltı su şebekesini değiştirecektiniz. Kozan otogarını taşıyacaktınız karşı tarafa. Alt geçitler üst geçitler olacaktı. Seçimden önce böyle mi oluyor? Seçimden önce vaatleriniz vardı. Yapılır edilir diyordunuz.

 

Uygulamada hadise şu. Siz biliyor musunuz Cuma pazarıyla otogarın 75 dönüm olduğunu? 30 Mart’ta tapusuyla Büyükşehir’e verildi. İtfaiye için 2,5 dönüm bir yer istemişler. Şu andaki halı sahası, stadyumun yeri 37,5 dönümdür. Tapusuyla birlikte Büyükşehir’e verildi. Ne hikmetse bunlar hep 30 Mart 2014’de verilmiş. Ben bir takım yerlerden söz almıştım bu Büyükşehir yasası değişecek diye. Vaatlerimin bir kısmının temelinde bu yatar. Bunların sözünü verdiler ama yapamadılar. Yapılsın onlar gene söz veriyorum. Gene hepsinin aynısını yapacağım. Ben buradan aracılığınızla belediyede çalışan arkadaşlarımın hepsine teşekkür ediyorum. Hepsi harıl harıl çalışıyor. Kozan’a çalışıyorlar. 7 tane park yapıldı. 49 tane Kozan’da park var. Park gibi park mı vardı? Şimdi bir tane daha yaptırıyorum. Bunların hepsinin bir maliyeti var. Çanaklı’ya, Varsaklar’a, diğer mahallelere gidin. Hepsini A’dan Z’ye asfaltladık. Yolları kim yamadı şimdiye kadar? Kim yapacaktı köy yollarını?

 

Eskiden köy hizmetleri vardı. Özel idare vardı.

Şikayet etmek için söylemiyorum. Bilgi için söylüyorum. Köy hizmetlerinin, özel idarenin bütçesi neydi? 2 bakanlıktan fazlaydı. Eskilerin güzel bir lafı var. Zarfa bakma mazrufa bak. Özel idarenin 29 tane adamını bize verdiler. Halkımız duysun her birinin maliyeti yaşları en aşağı 45-55 yaşlarında 5 ile 7 milyar lira. Özel idarenin araçları Çukobirlik’te duruyor. Acaba onlar bizlere bir tane toplu iğne verdiler mi?

 

Bizim yeraltı sularımız ne olacak?

Yeraltı suyuna gelince bu yasaya bak bakim kimin değiştirmesi lazım. Büyükşehir’in. Büyükşehir’den 50 defa vaadini aldım. Hala da takip ediyoruz. Su şebekesinin değişmesi lazım diyorum. Sağlıklı değil diyorum…

 

Siz söylemiştiniz asbestli, kanserojen madde üreten borular diye…

Evet asbestli. Bunlar artık tedavülden kalktı. İnkar etmem. Ben söylediklerimin arkasındayım. Ama bunun değişmesi için de Büyükşehir’in gelip ihale açması lazım. Ay başında yine gideceğim. 3ay, 2 ay, bilmem ney diyorlar. Vaatlerden usandım…

 

Başkanım siz yeniden aday edildiniz. Ve seçildiniz. Yine aynı şey olacak o zaman

Büyükşehir yasasının belirli bir şekilde tekrar haseten, devlet büyüklerinden istirham ediyorum. 130 bin kişilik Kozan halkı adına bir daha ilgilensinler. Uygulamasını alanlarda gelsinler görsünler. Konya Ak Parti’nin değil mi? Konya’nın Ak Partili belediye başkanı bas bas bağırmadı mı? Benim Ereğli ile Seydişehir ile Cihanbeyli ile ne işim var. nasıl yetişeceğim dedi. Büyükşehir yasasıyla bu işler yürümez. Kimse kimseyi kandırmasın.

 

Galiba çözüm süreci etrafında çıkartıldı bu yasa.

Maalesef. O’nu da biliyorum konuşmak istemiyorum. Başımıza bela oldu.

 

Halk günü düzenleyecektiniz. Ulaşılabilirlik sıkıntısı olmayacaktı. Niçin halk gününü kaldırdınız? Söz verdiniz. Cuma günleri halkla buluşacaktınız. İsteyen Musa Öztürk’ü görsün dediniz

Görmüyorlar mı? Biraz istismar ettiler. Her hafta 10 kişi muntazam geliyor. Her hafta aynı ekip geliyor. Onlardan diğerlerine sıra ne zaman gelecek. Terbiyem müsait değil. Kapının önüne atsak bu sefer kapının önüne attılar derler. 87 yaşındaki adam beni evlendir diyor. Bir işin yakışığı olur. Telefonum 24 saat açık. İsteyen istediği saat ulaşabilir. Uygulamada sıkıntılar gördüm.

 

Siz de evlendirin başkanım şehrül eminsiniz.( Burada gülüşmeler)

Kozan işsiz ve üretimsiz kent. Genel merkezden payını alamıyor. Adana ve Kozan zaten dışarıda. Söylediğiniz gibi yatırımlar az. Üretim az. Kadirli bizi sollamış. Doğalgazı gelmiş. SSK konusunda indirimler var. Cazibesi var. Yatırımlar geliyor. İnsanlar da sizi görünce iş, aş istiyor. Musa Öztürk de diyor ki bunaldım artık. Ne yapayım diyor. Halk gününü kaldırmamanız lazım.

Yeniden bir daha bakılır edilir. Mesele değil.

 

Biraz ekiplerinizi eleştirmek istiyorum. Televizyonda gördüm. MHP’li başkan Musa Öztürk Kozan’ın en büyük alt yapı projesini tamamladı diyor. Şıh Efendi Bulvarı, Üstün Sokak, Fehmi Özel Türkay Bulvarı, İmamhatip Sokak, Ova Sokak, Irmak Caddesi alt yapı ve yağmur suyu drenaj hattı çalışmaları tamamlandı. Hayat Boyu Eğitim Merkezi projesiyle ödül aldınız.

Geçen sene 425 tane hanımefendi sertifika aldı. İşyeri açtı. Bakanlık 50 bin lira hibe veriyor. 50 bin lira da kendi koyuyor. İşyerini açıyor.

 

ALO 188 Cenaze Hizmetleri Birimini arıyorum. Bizim cenazemiz var. Buraya bir çay ocağıydı, yemekti, çadırdı. Ücretsiz 7 gün 24 saat açık. Daha önce diyordum. Acaba bir yakınımız ölmese de birilerini aramak ve torpil sokmak zorunda kalmasak. Şimdi Sisteme bağlandı. Çok güzel. Niçin bunları satamıyorsunuz? İktidar belediyesi olsa gözümüzün içine soka soka her tarafta der der dururdu. İnsan unutuyor. Kusura bakmayın da sizin ekipleriniz bu konuda becerileri zayıf gibi.

Bu biraz da benden kaynaklanıyor. Allah’ın rızası için yapılmış işleri reklam ederken utanıyorum. Birilerine yardım ediyorsan yaptığın işi reklam etme…

 

Hani siz maaş almayacaktınız?

Kim diyor aldığımı? Bir tanesinin de adını vermem o çocukların. İstiyorlarsa onlar gelir sizi bulur.

 

Bu belirlenirken herkese mi öğrencilere mi?

Herkese nereden yetiştirim?

 

Ne kadar maaşınız?

Onu muhasebeye sor.

 

Bana söylüyorlar. Musa Öztürk maaş alıyor mu almıyor mu? Söylemezseniz nereden bilecek insanlar?

Yalçın Kara’ya mı yardım ediyorum diyeceğim. Dediğim rakamlar 200 ile 400 arası.

 

Bu kadar kişiyi, öğrenciyi destekliyorsunuz ha!

 

Niçin söyleyeyim? Durumu iyi olup da bu çocuklara sahip çıkmayanlar utansın. Kozan’da da gezmesin. Bunun herkese örnek olması lazım. Bunu genelleştirmek lazım…

 

Siz niçin biraz halktan koptunuz? Niçin sizi Göçyolu’nda görmüyoruz?

Halktan koptum da nereye gittim? Birincisi Kozan’ı doğalgazla muhabbetini nasıl birleştireceğim onu düşünüyorum. Belediye başkanı oturup kahve kahve gezen adam değildir. Bu işle ilgili arkadaşlarımız var. Eğer bir aksaklık oluyorsa biz onların hatasını düzeltmeye çalışırız. Belediye başkanı şimdiki modern tabirle artık CEO. Ceo demek: Kozan’ın su meselesi var. Adana ile olmuyor. Adana’dan umudumu kestim. Doğru Ankara. Oralar yerel yönetimler, şuralar buralar. Benim oralarda bu projeleri takip etmem lazım.

 

Son zamanlarda Ankara’ya gidip gelmeniz arttı…

Artacak tabi. Bana çöp arabalarını, konteynırları kim verdi? Allah hepsinden razı olsun. kim Kozan’a yardım ediyorsa benim de görevim onları deklare etmek.

 

Hatlar karışıyor bazen. Musa Öztürk’ü her partiden aday ediyorlar. Diyorlar ki Devlet beyle ilişkileri soğuk. MHP’de sıkıntılar yaşanıyor. Yaşanıyor mu?

Benim kimseyle bir meselem yok. Genel başkanın söylediği şu: Siyasetçiler siyasetini yapsın. Belediyede gitsin halka ne söz verdiyse onları yerine getirsin. Benim görevim gidip parti başkanlığı yapmak değil. Benim taahhütlerim var halka. Onları yerine getirmeye çalışıyorum. Benim işim 130 bin kişiyle. Benim işim Türkiye’nin siyasetiyle değil.

 

Siz MHP’desiniz. MHP’nin belediye başkanısınız. Polemik oluşturmak için söylemiyorum. Kamuoyu adına soruyorum. MHP ilçe başkanı da aday adayı olduğunu söylüyor. Köy köy, esnaf esnaf geziyor.

Demokratik hakkı da şunu söylemek lazım. Aday olan bir insan o unvanla orada oturmaz. Üzerindeki zırhı çıkarırsın çıkarsın piyasaya. Tavsiyem o. İsim bazına girmiyorum. Kim olursa olsun. Adayım dediğin an oradan ayrılacaksın.

 

Bir gün diyorlar ki Meral Hanımla iletişimi var Musa Öztürk’ün. Diğer gün diyorlar ki Ömer Çelik’le çok sıkı ilişkisi var. Ömer Çelik evine kadar geliyor. Çok iyi dostlar. Bir de diyorlar CHP’den aday. Başkanım buna son noktayı koy. Hatlar karışıyor mu?

Hatlar karışmasın. Bu kültür, medeniyet meselesidir. Kozan’ın menfaati kimle beraberse benim şahsi menfaatim bu. Şahsi menfaatlerimden uzak olduğumu herkes bilir. Kozan’ın menfaati, ilişkisi kimle olacaksa benim herkesle ilişkim var. Netice itibari ile şunu unutmamak lazım. Ben o belediyeye girerken ne yaptım? 1- TC’yi koydum. 2- Parti rozetimi çıkardım. Ben 130 bin kişinin belediye başkanıyım. Bir Allah’ın kulu desin ki bana sen şuna buna ayrı muamele yaptın.

 

Ben solcuyum bana baskı yapıyor?

 

Kim?

 

Örneğin diyorum. Böyle bir şey yok.

 

Belediyede çalışan arkadaşlar. En fazla 100 kişi. 700 kişi diyorum. En fazla 100-150 kişi bu dönemde girmiş olabilir. Diğer 400-500 kişiye ne yapılmış? Partisi mi sorulmuş? Ben sadece performansına bakıyorum. Şu çiçeği sulamak, ekmek, bakmak görevinse görevini yap. Ben kimseden başka bir şey istemedim. Eskiden belediye çalışanlarını tulumbacılara benzetiyordum. Adamlar mesaisini bitiriyordu. İlgili arkadaşın ofisine koşar adım gidiyorlardı. Hangi arkadaşı ben çağırmışım? O kadar seçim oldu? Demokrasiye inanan bir adam bunu yapmaz.

 

Siz yapmazsınız. Bunu görüyoruz ama şöyle söylüyorsunuz yani. Benim siyasi rotam, yerim belli diyorsunuz. MHP’desiniz öyle mi?

 

Mutlaka tabii. Netice itibari ile Kozan’a bir bakan gelmiş. Belediye başkanının görevi nedir? Hangi partiden olursa olsun. Ben Kozan’ın Şehrül Emin’iyim. Ona gereken ilgi ve alakayı göstermek mecburiyetindeyim. Bana herkes eşit mesafededir. Parti bakamam kimseye.

 

Meral Akşener’le diyalogunuz?

 

Ben Meral Akşener’i tanırım. Ben bunu anlatamıyorum. Ben Ankara’da büyüdüysem, bürokrat olduysam, orada bir takım ilişkilerim olduysa, Ak Partilerinin kurucularının % 80’nini tanırım. MHP’nin hepsini tanırım arkadaşım. Refahçıları tanırım arkadaşım. Millet hadiseye at gözlüğüyle bakmasın.

 

Efendim net tavrını koydu Musa Öztürk. Sizin adınıza bütün siyasi soruları sordum. Güçlü değişimler yapacak mısınız? Bir yılda?

 

Benim etim ne? Budum ne? Bazen onu diyorlar.

 

Hayır, ekiplerinizde değişim yapacak mısınız?

 

Aksayanlar değişir zaten. Bazı yerlerde daire başkanları 3 ayda bir değişiyor. İstikrarsızlık varsa değişim olur. Bazı arkadaşlar vardır yapı icabı. Şimdi diyorlar ki gülmüyor, bilmem ne yapıyor. Onların gülen yüzü biziz. Adam orda tiyatro mu oynayacak? İşini yapsın. Kozan’a iyi hizmet etsin. Kozan halkıyla iyi geçinsin. Benim istediğim bu.

 

Mahkeme kararıyla 500 dönümlük bir alanda imar mı durdu?

 

Mutlaka olacak. Netice olarak o da ayrı bir sıkıntı. Kozan’ın imarının büyükşehirle ne alakası var. Ben binliklerden sorumluyum. 5 binlerden, 10 binlerden Büyükşehir sorumlu. Gördünüz mü Kozan’ı? Yok. Biliniz mi Kozan’ı? Yok. Buradan da sitemim var. İşlerine karışmam. Yargıya saygım sonsuz. Atıyorum 6. etap Yalçın bey şikâyetçi olmuş.

 

Durdurun hepsini

 

Şimdi kimin mağduriyeti var. Yalçın beyin. 6. etapta en aşağı 5 binler var. 15 bin sakin var. Yalçın beyin parselinden dolayı oradaki bütün imar duruyor. Peki, oradaki inşaat falan ne olacak? Bilirkişiler bu işi çok iyi biliyorsa gelsin kendileri yapsın. Bizim maksadımız üzüm yemek bağcıyı dövmek değil.

 

Güler yüz dediniz de aklıma rahmetli Çivi Sedat geldi. Dedi ki “Yalçın’ım sana bir şey söyleyeyim unutma. Siyasette sempatik adam bulmak kadar zor bir şey yok. Yeter ki anti sempatik olmasın” derdi.

 

 

Nur içinde yatsın. Ankara’da biz beraber okuduk. Kozan’ın ilk mezunlarıdır onlar. Onlar hababam sınıfı gibiydi. Çok renkli simalar vardı.

 

Seçim zamanlarında Merhum Demirel, Turgut Özal’dan için 21,75 der dururdu. “Çankaya’nın şişmanı, işçilerin düşmanı” derdi. CHP’liler Zonguldak’taki işçiler bağırırdı. İktidara gelindiğinde hiç hesap sorulmadı. Kazım Özgan 10 yıl Kozan Belediye Başkanlığı yaptı. Şu ana kadar hiçbir suç duyurusunda bulunmadınız. Neden? Hesap soracaktınız?

 

Ben gelir gelmez savcı, hakim, iç işleri mahalli idareler müfettişi değilim. Bunların hepsine yazdım. Biz belediyeyi teslim alıyoruz. Teslim alırken de defterini, kitabını, nesi var, nesi yok inceleyin çağrısında bulundum. Geldiler baktılar. Sevabı da günahı da onların.

 

Şantiyeden siz de ekipleriniz de kötü kokular geldiğini söylediniz. Geçmişte birtakım usulsüz faturalardan söz edildi. Dağılcak’ta etlerin kayıp olduğundan dahi söz edildi. Daha neler neler anlatıldı. Niye bunlar havada kalıyor. Eğer yaptıysa, hatalar varsa insan cezasını çekmeli.

 

 

Belirli konularla ilgili hala arkadaşın mahkeme safhasında olan işleri var. Bu konu ile ilgili konuşmak yargıya saygısızlık olur. Ben kuvvetler ayrılığına inanan bunu da iliğine kadar hisseden birisiyim.

 

Eski Türkiye’de vardı öyle bir şey.

 

Valla eskisi yenisi yok. Adalet hepimize lazımdır. Mecliste duvarda yazılıdır. Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.

 

İttifaka nasıl bakıyorsunuz?

 

İttifak büyüklerin işi biz uzaktan takip ediyoruz. Belediyeciğimle ilgileniyorum. Hadisenin o yönüne bakıyorum.

 

Ankara’nın siyasetini yakından takip eden birisisiniz. Almanya’dan geliveriyorlar bir dakikada suçlu adam çıkıyor 2 dakika da. Neler oluyor?

 

Benim vurgulamak istediğim hadise o. Herkes işine bakacak. Yargı yargı görevini yapacak. Siyaset yasama görevini yapacak. Yürütme de kendi görevini yapacak. Yani herkes önünden yiyecek.

 

Parlamenter sistemin içerisinden tam geldiniz.

 

Evet

 

Bir dönem milletvekilliği yaptınız.

 

Doğrudur.

 

Hancı gibi başkaları yolcu gibi herkesi gördünüz. Yani eski sistem gitti şimdi. Meclis işlevsizleştirildi eleştirileri var. Türkiye nereye gidiyor Musa abi?

Türkiye’nin içeride, dışarıda büyük problemleri var. Bu aşamada yarının ne olacağını kestirmek çok güç. Ben kâhin değilim. Türkiye ekonomik ve siyasi bir kaosun içerisinde. İnşallah sağduyu hakim olur. Suriye, Irak olsun. Yunanistan meselesi var. Bir de derinden gelen bir dalgayla ekonomik kriz var. Hazırlıklı olmamız lazım. Birlik ve beraberlik içerisinde olmamız lazım.

 

Nasıl olacak bu birlik ve beraberlik? Kusura bakmayın bu konuda sizin yorum yapmanız zor olacak ama sizin genel başkanınız da ve sayın cumhurbaşkanımız da var. Milli ittifak diyorlar. Sanki diğerleri gayri milli ittifak gibi.

 

Valla onların kendi düşüncesidir. Türkiye’de üst yapısı Türkiye vatandaşı. Alt yapısı kim olursa olsun vatandaşlık duyguları ile şu Misak-ı Milli hudutları içerisinde yaşayan insanların hepsine saygılıyım. Ayrılmak, bölünmek bilmem ne falan diyen böyle sevdalılar varsa da şu yaştayım onlarda bizi kale gibi karşısında bulur.

 

Musa Abi Türkiye, Amerika ile karşı karşıya mı geldi?

 

Siyasette dün de yok. Bugün de yok. Yarın vardır. Bunların hesabını iyi yapmak lazım. Bizim ABD ile ezeli düşmanlığımız da yok. Dostluğumuz var. Müşterek menfaatlerimiz var. Sanıyorum bu işin yetkilileri de bu işe sağlıklı bir şekilde bakıyorlar. Bakmak zorundalar.

 

Çok dikkatli konuştunuz bu konuda. Doğu Perinçek hükümetin yanında.

 

 

Olabilir. Kendi tercihidir.

 

Yörenin kalkınması için en önemli şey üretici pazarıydı. Üretici pazarını açtınız. Ama maalesef çorak bir yerde açıldı. Belki o bölgeyi canlandırmak için yaptınız ama! Üretici kartları dağıtıldı kaymaklık vasıtasıyla. Aslında açtırdınız üretici pazarını ama güdük kaldı. Bunu garajın oraya bir yere taşımanız söz konusu mu? Daha iyi olmaz mı?

 

Ora bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz yerler. Yukarı çarşı, Aşağı çarşı, Kadirli caddesi insanların hep hatıralarında var. Oraların virane olması ben dahil herkesin vicdanını sızlatıyor.

 

Ama üretici pazarı ayrı bir şey

 

Tekrar canlandırmak lazım. Hatta planı projesi hazır. Belediye binasını eski binaya taşımayı düşünüyorum. Akdam-Mansurlu yolunu ben gördüğüm zaman utanıyorum. Sanıyorum Türkiye’de öyle bir yer yok. Türkiye’nin en kaliteli suyunun, katran ağaçlarının bulunduğu yaylana, atların yetiştiği yere gideceksin. 38.5 kilometre yol. Ancak 1 saat de varırsın arabayla.

 

Biz bir bakan geldiğinde alkış tutuyoruz. Sağ olun diyoruz.

 

Ben yakından takip ediyorum. Kapuz başı Küp şelalesi olsun. Kozan’a en yakın yer 90 km. 5 saatten önce kim varıyorsa varsın. Burası Bangladeş mi? Afganistan mı? Ben bunları takip edeceğim. Niye? Halka hizmet lafla olmaz. Uygulamayla olmaz. Doğalgaz’ı takip ediyorum. Geldi Kozan’ın mücavir alanına kadar. Bütün protokolleri tamamladık. Meclisteki arkadaşlara teşekkür ederim. Önce İmamoğlu sonra Kozan. İmamoğlu’nu da bu işin içerisinde kattık. İnşallah bu sene doğalgazın temeli atılacak. Yolları yapıyoruz.

 

Borcunuz ne durumda?

 

33 milyar borçla devraldık. Şuanda 49 milyar borcumuz var. 16 milyon senede 4 milyon artmış.

 

Sadece o yörenin kalkınması için üretici pazarını heba etmeyelim.

 

Bir sandıkta onun için koyarız. İsterlerse bir parçasını oraya kursunlar.

 

Hayır, başkanım garaja yakın olması lazım. Üretici pazarı çok önemli.

 

Anladım. Anladım. Beni ikaz ettiğin için teşekkür ederim.

 

Bu toplumu üretime kazandıracak bir adım. Kadınları. Sizin bu hayat boyundan daha önemli. Beypazarı yapıyor bunu. Hapis boğazı’nın orda bir yer açılması söz konusu. Size iletilmişti. Ayrıca toplu konut, ucuz konut. Halkımız sorup duruyor. Projesi hazır demiştiniz.

 

İmar planı ile uğraşıp duruyoruz. Projesi hepsi hazır. Bu defa SGK çıkıyor. Vergi dairesi çıkıyor. Bugünlerde bunu hallediyoruz. SGK’ ya vergi dairesine diyoruz ki hacizleri şunların üzerinden kaldırın. Öncelikle burada oturan arsa sahipleri satalım. Borçlarımızı ödeyelim. Üzerine temlik koyuyorlar arsaların ondan sonra kıprayamıyorsun. Yani gecikmemesinin sebebi bürokratik engeller. Onunda sonuna geldik.

Yılan hikâyesine dönen Ağlıboğaz’ın imar sorunu. Orası 3 bin dönüm. Şuanda orada harita teknisyenleri çalışıyor. İhalesini yaptık. Kadastro çalışıyor. Mayıs’a kadar orası bitecek. Ondan sonra orman. Orayı 2B yapacağız. Şu bir sene içersinde Ağlıboğaz meselesini halledelim diyoruz. Biraz Ankara seyahatlerinin sebebi odur. Başkaları da kendi kendilerine oturup senaryo yazmasınlar. Ben Kozan’ın işini takip ediyorum.

 

Son bir soru sormak istiyorum. Bizim bildiğimiz Musa Öztürk Ankara’da yıllarını geçirmiş, devleti uluslar arası alanda diğer ülkeleri incelemiş, görmüş pratiği yaşamış birisi. Samimi olmak gerekirse şöyle dediğiniz oldu mu? Yahu ben nereden geldim de belediye başkanı oldum? Sanki Musa Öztürk attan inmiş eşeğe biniyormuş gibi. Kaynaklarınız kıt. İhtiyaçlarınız sınırlı. Ben burada prestij kaybına uğradım dediğiniz oldu mu?

 

Halka hizmet hakka hizmettir. Bana bu görevi halk verdiyse adam gibi yerine getirmem lazım. Zaman zaman aksaklıklarımız da oluyor. Bütün mesele iletişim noksanlığı da oluyor. Bazen medya ile sıcak ilişkiler içerisinde olmayabiliyoruz.

 

Evet. Canlı yayına çıkıp halkın sorularını direk almamız lazım.

 

Doğru. Verilmeyecek hesabım yok. Yaptığım hiçbir işten pişman olmadım. Arkadaşlarımın hepsine şunu söylüyorum. Eğer o işi sevmiyorsanız yapmayın diyorum. Belediye başkanlığını severek yapıyorum. Hiç de pişman değilim. Ben Kozan’ıma hizmet ediyorum. İnsanların mutlu olduğunu gördükçe akşam eve gelip rahatça yatıyorum.

 

- 28.2.2018