Yalçın Kara
yalcinkaraoglu01@hotmail.com
28 yılın ardından… 20.2.2019

Her 12 Şubat’ta babama hüzün dolu mektup yazmayı alışkanlık haline getirdim. Biraz mecburiyet gibi görünse de vefa, borçluluk ve hepsinden de ötesi özlemin depreştiği bir iklimde buluyorum kendimi.

Evet, 12 Şubat 1992 yılında kaybettik babamızı.

Zor yıllardı. Çok uzaklaştı bizden. Acaba yaşamadık mı onca olanı biteni? Çeyrek asrı geçti bile…

Evet, bugün rahatız. Yesir’in bakkalından yarım kilo şeker, az bir iliştirik almıyoruz. Eti çok buluyoruz. Fazla yemekten damarlarımızdaki akan kan yavaşlıyor, göbekleniyoruz.

Tıka basa doygun belki de kim bilir karnımız tok gözümüz açtır…

Geceleri soğukta-ayazda sinemanın önünde şalgam satmıyoruz. Arabamız da var…

Annemi yaz aylarında artık akrep sokmuyor…

Elbise dolabımda epeyce giyecek çeşitlerimiz var...

 

Bir seyyar tablanın kulpunu, iç lastiklerini değiştiremeyen biz seyyar tablacıları, ayakkabı boyacılarını, at arabacılarını, ırgatları, garsonları, marabayı unutmadık ki!

 

Üretim araçlarımız değişti. Zaman hızla dönüştü. Hiçbir zaman sağlık sigortası olmayan bizim de neredeyse emeklilik primleri dolmak üzere artık ilaç yazdıracak karne aramıyoruz…

Annem her gün elinde çamaşır yıkamıyor…

“Oğlum sizin sevginizi yayarım ben, korkmayın!”

 

İnsanlar bizleri seviyor. Hani babam şöyle demişti ömrünün son yıllarında: “ Oğlum sizin sevginizi yayarım ben, korkmayın!”

Anneme de “ Hatun ben dünyamı değiştirdikten sonra ekonomik ambargo kalkacak. Merak etme sen çok rahatlayacaksın ileride”

Hemen bütün yemekleri gözyaşlarıyla sulayan; mağruptaki, maşrıktaki, fizan’daki aç insanların acısını yaşayan babamın:

“ Boğazda bostan bitmez” dediğini hatırlıyorum.

 

Yiyoruz, içiyoruz, uyuyoruz, kalkıyoruz; Horasan’ın köpekleri gibiyiz bulunca yiyoruz; bulmayınca şükrediyoruz.

Bulunca dağıtan, bulmayınca şükreden ne zaman olacağız?

Bilmiyorum…

 

Geldim 50 yaşına! Hayattan mı? Çok korkuyorum.

“ Eğer bu dünyada ölümün olduğunu bilseydim, taş üstüne taş koymazdım” diyen adam olmaktan korkuyorum…

 

Hem de imirin iti gibi titreyerekten…

Hayatın kötü sürprizlerinden ürküyorum.

Eskiden bir odada 6 kişi kalırdık. Şimdi kızlarımın odaları var. Geceleyin dolaşıyorum. Onları öpüyor, kokluyor, dualar ediyorum. Hareketlerim biraz yavaşladı.

Yaşlandıkça insanın burnu büyürmüş. Burnum büyüyor. Gözlerim biraz görmez oldu. Yakından bakmayı sevmiyorum.

Ekmek pek az yiyorum. Tabi pasta da yiyorum. Krem şanti sevmiyorum. Kola içmiyorum. Meşru yaşamaya gayret ediyorum.

Görüyorsunuz, dolanıyorum dolanıyorum kapıdan içeri giremiyorum. Herkes evde uyurken babamın ceketini aldım ellerinin değdiği bozuk ve kâğıt paralara baktım. Ceketinin yakasını kokladım... Ceplerini karıştırdım. Bilmiyorum ne aradığımı ki?

Onu kaybettiğim ilk yıllarda…

Birisi mutfak birisi oda 2 göz evimizde çok aradığımı hatırlıyorum. “Nereye gitti?” saf-ı saf sorusunu soraraktan…

Mezarının bulunduğu yerden arabamızla geçerken bazen unutuyorum babamı. Çocuklarıma kızıyorum.

 

“Ben öldüğümde buralardan pervasız mı geçeceksiniz?” diye…

 

Acıya alışıyor insan. “ Canımdan öte sevdiğim babam kara topraktayken ben nasıl gezerim?” duygusu uzaklaştı.

Baba oldum ve kaygılıyım hayattan.

Evet, biraz nankör hissediyorum kendimi. Bilmiyorum neler olduğunu, babamın öldüğü yaşa gelmedim henüz!

Aynaya bakıyorum. Kendimi babam hissettiğim oluyor. Çocuklarım da ben mi olacak acaba? Bilmiyorum.

Bunca yıl onun beni her an gördüğüne inandım.

Bundan bir an olsun bile tereddüt etmedim.

Düşünüyorum. Acaba gidenler gelenler de mi tezahür ediyor?

Öldükten sonra kavuşacak mıyız?

Bunca sevenler, ayrılanlar bir gün buluşmalı değil mi?

Yoksam kalkamayız altından bu ömür denilen şeyin.

Teslimiz, şüphe yok!

Ama şimdilik isteriz “ gün eksilmesin penceremizden”

Allah altından kalkamayacağımız acılar vermesin…

 

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]