Şemsettin İnceler
İBRET 9.7.2019

 İBRET 

Çukurova, dini, tarihi ve coğrafi özelliği itibariyle dünyada tek bölge dense sanırım mübalağa yapılmış olmaz. 19. yüzyıldan itibaren 20. yüzyılda tümüyle Türkiye’nin gözbebeği olmuştur.

Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin cennetten geldiği hadis-i şeriflerle de tescil edilen bölge, Yahudi kaynaklarında dünya cenneti olarak nitelendirilmektedir. Münbit, bereketli toprakları, bol su kaynaklarıyla Çukurova, içerden ve dışarıdan nice insanlara can vermiş, hayat olmuştur. Öyle ki bölge insanının hem fizik hem de psikolojik ve kültürel dokusuna doğrudan etki etmiş; Dünya ve Olimpiyat şampiyonu merhum İsmet ATLI 1940’lı ve 1950’li yıllarda Balkanlardan göçmen olarak gelen beyaz tenli soydaşlarımızın daha sonra yöre insanı gibi esmerleştiğini yazmıştı. Yani bu verimli ovanın iklimi, sağlı-sollu, olumlu-olumsuz, insana dair her şeye tesir etmiştir.

1940’ların sonundan başlayarak özellikle 50’lerden itibaren modern tarım vasıtalarının Türkiye’ye girmesi, Çukurova’nın yazgısını tamamen değiştirmiştir. Ovanın artezyen kuyularıyla sulu tarıma başlaması üretimde, çarpan etkisi olarak geliri 10 misli katlamıştır. İşte o yıllarda pamuk, beyaz altın takısıyla ovaya taç olmuştur. Verimin böylesine artması bazı yöre insanını tabiatıyla şımartmıştır.

Bu yazımın kahramanı, aslında son derece sıradan bir insan iken ovanın sunduğu bol nimetlerle olumsuz şekilde değişmeye başlamış; toplum nezdinde sosyal statüko sayılan Kozan’ın merkezinden ev almayı da 50’lerin ortasından itibaren başarmış olması, densizliğini kat kat artırmıştı. Üstüne üstlük o zaman Kozanın en belalı iki ailesinden birine kızını vermesi, diğerinden de kız alması adamı büsbütün şirazeden çıkarmıştı. Zarurat-ı diniyeden olan kuralları çiğnemekten hiç çekinmiyordu.

Şahsın pervasızca haykırdığı parolası şu idi: ‘’DİN YIKILMAZSA DÜŞMAN YIKILMAZ!..’’ Adam bu sapkın düşüncesiyle yalancı şahitler kullanarak nice insanların canını yakmıştı. Hesap etmediği bir şey vardı : ALLAH !..(cc)

Haddini aşmış bu anlayışla tarlalar kazanmış, aklı sıra böylece çocuklarının geleceğini garanti etmiş olacaktı. Ama bilmiyordu ki Hadis-i şerifte:’’ Kim zalime yardım ederse, Allah (cc) o zalimi o kişiye musallat kılar’’ Buyrulmuştur. Haksız kazandığı tarlalar yüzünden Cenab-ı Hak, torununu yıllar sonra o kişiye musallat kılmış!.. Hem de ne musallat kılış!..

1970’lerin başında büyük oğlu, ortasında da ikinci oğlu beklenmedik bir şekilde ölüverdiler. 1980’lerde belediye, evini yüzde bir fiyatına kamulaştırdı. Böylece adamın beli kırılmaya, ekonomisi de yıkılmaya başlamıştı.

1980’lerin sonunda torununa, tarlalarımızdan halalarınıza da bir miktar bahçe yeri vereceğim deyince, torun kürek sapıyla 80’nine merdiven dayamış dedesini öldüresiye dövüyor; çevreden insanlar yetişerek hastaneye ulaştırıyorlar; canını ancak kurtarabiliyor. Bu öfkeyle su altı 200 dönüm arazisini satıyor; azgın torunlar tehditle satılan tarlaların bir kısmını geri alıyorlar. Dedelerini köydeki evinden men ediyorlar, sattığı tarlaların parasını enflasyona kaptırıyor ve ellerin evinde beş parasız vefat ediyor.

Bu, dünyadaki ceza!.. Çoğu zaman bakıp da göremediğimiz olayların içinde o kadar çok ibretler vardır ki!..

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]