Şemsettin İnceler
KARANTİNA 24.3.2020
Aslı İtalyanca olan karantina, salgın hastalığa yakalanmış olanları olmayanlardan tecrit etme, ayırma işlemine denir. Uzak diyarlarda vebaya tutulmuş gemi tayfasını gemide hapsederek karaya ayak basmalarına engel olma şeklinde tezahür etmiştir ilk karantina vakaları… Uygulama Avrupa’da orta çağda başlamış, 19. Asırda kurumsal kimliğine kavuşmuştur.
Karantina, Batı’da böyle şekillenirken; Doğu’da yani İslam aleminde Kuran’ın nüzulüyle başlamış; ancak adı koyulmamış, 19. Yüz yıla kadar da kurumsallaşamamıştır. Ahmet Cevdet Paşa 1865 yılında Feke önlerinde Kozanoğullarını takip ederlerken kolera hastalığının peyda olduğunu ve büyük kırımlara sebep olduğunu anlatmış, hatta askerlere bile sirayet ettiğinden bahsetmiştir. Bu yüzden Feke’nin altından akan ırmaktaki adacıkta salgının görüldüğü askeri birlikleri karantinaya aldıklarını, askerlerin kendilerin hayatından vazgeçtiğimizi zannederek ağlaştıkalrını ‘’Paşam bizi ölüme mi terk ediyorsunuz ‘’ dediklerini zikretmiştir…
Bakara suresinin 243. Ayetinde Cenab-ı Hakk : Ölüm korkusuyla binlerce kişinin şehirlerinden çıkıp kaçtıklarını görmedin mi? Allah (cc) onlara ‘’ölün’’ dedi ve sonrada diriltti… buyurmaktadır. Ayeti kerimede geçen olayla ilgili meseleyi tefsirler şöyle anlatmaktadır: Hz. Musa’dan (a.s) sonra gelen 3. vekil Hazgil, bir görev sebebiyle ayrılınca şehirde salgın hastalık belirdi. Halk toptan şehri terk edip havadar bir vadiye sığındı. Cenab-ı Hak iki melek’i vadinin iki ucuna yerleştirdi; meleklerin attıkları yüksek frekanslı çığlık sebebiyle hepsi orada ölüverdi. Hazgil dönüp gelince manzaradan çok irkildi ve titredi. Bunun üzerine ağladı-sızlandı ve Allah’a yalvardı. Merhameti gazabını aşmış olan yüce Yaratan onları diriltti. Öyle ki nasıl dirildiklerini de gözleriyle gördüler. Bunların ve çocuklarının yüzlerinden ölümün eseri hiç silinmedi. Bu yüzden hep kefene benzer elbise giydiler; ve hep dikkatli-duyarlı kullar olarak yaşadılar.
Bu ayette verilen mesaj ana hatlarıyla iki tanedir: Birincisi, yerleşim biriminizde bir salgın hastalık belirdiğinde yerinizi terk etmeyin. İkincisi sizin bir kaderiniz var; takdir edilmiş bir ömrünüz ve rızkınız var. Tabiiki tedbirinizi alacaksınız ama virüs bir yeri kasıp-kavuruyorsa veya düşman atom bombası atsa bile kaderinizde ölüm yoksa ölmezsiniz; bunu böylece bilin Müslümanlar!.. buyrularak ortaya çıkan panik’i maslahata çevirmektedir ayet-i kerime…
21. yüzyıla ışık tutması bakımından örnek olan bir hadiseyi de zikretmeden geçemeyiz. Yahudilerin Kudüs’ün anahtarını ancak Halifenize teslim ederiz şartlarına binaen Hz. Ömer, o destansı yolculuğu ile Kudüs’ü barış içerisinde teslim aldıktan sonra Şam vilayetini de ziyaret etmek istedi. Fetih ordularının komutanı Ebu Ubeyde bin Cerrah ve arkadaşları Ömer’i şehrin birkaç mil uzağında karşıladılar ve Şam’da salgın hastalık olduğunun haberini verdiler. Şam’a girip- girmeme konusunu kurmay heyetiyle istişare etti.
Halife Ömer’de girmeme duygusu ağır basmıştı ama hala tereddütlüydü. Girmek istemediğini söyleyince komutan Ebu Ubeyde bin Cerrah, ‘’kaderden mi kaçıyorsunuz ey Halife dedi?’’ Tam o sırada ticaret kervanından kaybolan develerini ararken Abdurrahman ibn-i Avf çıka-geldi. Ömer durumu birde Abdurrahman’a sordu; o da işittiği hadis-i şerifi zikretti. Hadiste: ‘’İçinde bulunduğunuz şehirde bir salgın hastalık belirirse, orayı terk etmeyin; hastalığın çıktığını duyduğunuz şehre de girmeyiniz’’ buyrulduğunu duyunca Halife, ‘’Selam olsun sana ey komutan, Allahın bir kaderinden diğer kaderine kaçıyorum’’ demiş ve Şam’a girmemiştir.
Batıda ortaya çıkan karantina kavramı bu günlere kıyasla çok yavan ve eksiktir. Kuran’da zikri geçen Ayet ve Hadis 21. Yüzyılın küresel karantina anlayışının içini tam doldurmuş olmasına rağmen patent ve isim hakkını maalesef müslümanların tembelliği sebebiyle yine Batı’ya kaptırmıştır. Bu gaflet bizim kaderimiz olamaz…
Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]