Nurcan Ulutaş
KİŞİSEL GELİŞİM Mİ TOPLUMSAL GELİŞİM Mİ? 26.6.2019

KİŞİSEL GELİŞİM Mİ TOPLUMSAL GELİŞİM Mİ?

Hızla gelişiyor dünya bu hızın içinde kaybolurken insanoğlu kendisi de gelişmek istiyor. Birçok sorumluluğun olduğu insana ve yardımlaşmaya daha çok ihtiyaç olduğu kırsal bir yaşamdan kentsel bir yaşama doğru yol aldık. Çocukların psikolojisi bozulur sözleri dilimize yer ederken anne ve babalarımızın ergenlik dediğimizde “o da neymiş biz ergenlik nedir, psikolojinin bozulması nedir bilmezdik ana babamız bir şey söylediği zaman onun üstüne laf söylemezdik” diyerek şimdi bizleri eleştirmektedir. Psikolojisi bozuk, dikkat dağınıklığı var, depresyondasın bu kelimeler artık kolayca kullanabilir duruma geldi zannederiz ki hepimiz bir psikolog olduk. Zamanın özelliğinden midir bilinmez, her şeyi kolay tükettiği gibi kelimeleri de kolay tüketip klişeler haline getirdik. İçlerini boşalttık sözcüklerin aslında bir psikoloğun uzun uğraşı ve testleri sonucunda ulaştığı yargıya bizler hemen ulaşır olduk. Nasıl bu hale geldik? Kendimizi geliştirme duygumuz hızla ilerleyen zamana adaptasyon sürecimiz bizi biraz da kitap okuma yönündeki eksikliğimiz bizi kişisel gelişim kitaplarını okumaya itti. Kitap okumayı sevdiğini ifade eden çevremize ya da gençlere sorduğumuzda aldığımız cevaplar genelde kişisel gelişim ve popüler kitaplar olduğunu görmekteyiz. Bu kitapları okuyor olmamız bizleri adeta birer psikolog birer kişisel gelişimci haline getirdi tabi bu arada hiçbir kitapla haşır neşir olmayıp sadece kulaktan dolma sözlerle ve medya etkisiyle yapılan yorumlara değinmiyorum bile. Uzmanlardan veyahut farklı seminerlerden duyduklarımız kendine hedef belirle , motivasyonunu yükselt, disiplinli ve planlı ol, pozitif ol gibi kelimelerin etrafında dönmekte. İyi de nasıl olacak bu iş? Ve kafamda dönüp duran bir soru daha bu tür kelimeler sistemi desteklemiyor mu? Sistemin beklediği her ne olursa olsun aldırmadan yılmadan azmederek ve başarıya ulaşmak. Başarı öyküleri de bunun için yazılmadı mı? Eğer bir birey istediği yerde değilse bunun tek nedeni çabalamaması, pes etmesi ve pozitif düşünmemesi. Oysa hiç duydunuz mu siz eğitimde , sağlıkta, yaşam kalitesinde eşit şartlara kavuşamayan insanlardan söz edildiğinden. Hayır söz edilmez çünkü bunlar satmaz ve birilerinin işine gelmez.

Kızıma başarı öykülerini gerçekleştiren insanlardan söz ettiğimde bana şunu söylemişti. En az 1000 kişinin içinden çıkan bir kişiyi bana nasıl örnek gösterebilirsin oysa geride kalan en az 999 kişi var. Düşündüğümde haklıydı aslında ben onu motive etmek amacıyla söylediğim bir şey sistemin çarkına bir insan daha katmaktaydı belki de… Bizler bir çok insanı kurtarmak yerine bir tek insana odaklandık. Eğitimini tamamlayamayan hatta eğitim göremeyen çocukların yanında okuma kitabına, test kitaplarına ulaşamayan bir çok çocuk ve gencimiz var. Çocuğuna alacağı bir tek kitabın fiyatı bir yarım günlük ya da bir günlük yevmiyesi. Sadece kitapla da bitmiyor tabiî ki mesele, çevresel ortamlar anne baba bilinci , beslenme deki yetersizlikler ve buna daha bir çok daha madde ekleyebiliriz.

Peki yapılması gereken nedir bu durumda? İçinde yaşadığımız sistemin gerçeklerinin farkına vararak toplu mücadele etmektir. Toplu mücadeleyle sendikacılıkla, derneklerle vakıflarla bir çok içinde adalet duygusunu geliştirmiş duyarlı insanlarla aşılır, benim kazandığım yalnız benimdir davranışıyla değil. Tarihsel mücadeleler bireysellikle kazanılmamış toplumla beraber kazanılmıştır, diyerek sonlandırıyorum.

Sevgiyle kalın…

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]