Mustafa Ağca
mustafa@mail.com
ENDÜSTRİ 4.0 2.10.2018

ENDÜSTRİ 4.0

BU GİDİŞ NEREYEDİR?

Dünyada neler olup bitiyor? Farkında olmak, küresel çapta düşünmek zorundayız.

Var olmanın temel unsuru da buna bağlı. Çünkü küresel düzlemdeki her mesele bireysel hayatımızla da doğrudan bağlantılı. Mesela bir çevre kirliliği problemi savaş, terörizm…böyledir. Bunlar sadece bir bireyin, bir bölgenin, bir milletin değil bütün küresel varlığın problemidir.

Bireyi ilgilendiren her problem toplumu, toplumu ilgilendiren her meselede bireyi bağlıyor.

Kaderimiz, kaderlerimizle bağlı adeta.

En ufak bir düşünce ve davranış sanki dünya çapında bir ağın etkisiyle evrensel boyuta sıçrıyor.

Tersi de böyle. Dünyada olan biten her şey çok kısa bir zamanda bireyi de etkisi altına alıyor.

Hele de, önce faşizmin sonra komünizmin çökmesiyle şımaran liberalizmin dünyayı çıkmaza sokmasından sonra, bu daha belirgin hale geldi.

Görünen o ki insan hakları, demokrasi, özgürlük nutuklarıyla insanoğlu parlak ufuklara gitmiyor, gidemiyor.

Her yeni gelişme yepyeni problemlerinde doğuşuna kaynaklık ediyor.

Kısacası dünya nereye gidiyor sorusunu ciddi şekilde düşünmek ve tartışmak gerekiyor.

Prof. İskender Öksüz ve Dr.Mahfi Eğilmez bu konularda kafa yoran bize de ışık tutan iki beyinimiz.

ENDÜSTRİ 4.0kavramını öncelikle onlardan öğrendim.

Anlayabildiğim kadarıyla:

Üretim alanında şimdiye kadar 4 büyük devrim yaşamış insanlık.

Biri tarım kesiminde, diğerleri sanayide.

İnsan, tarihinin başlarında avcı-toplayıcı konumunda.M.Ö. 10 binlerde tarım yapmaya, hayvan evcilleştirmeye başlıyor ve yerleşik hayata geçiyor. Buna tarım devrimi veya neolitik devrim diyorlar.

Göbeklitepe’de (Şanlıurfa) yapılan kazılar gösteriyor ki neolitik devrim bu topraklardan fışkırmış.

Sanayi devrimi ise 200-250yıl kadar önce İngiltere’de başlıyor. Oradan Avrupa’ya ve dünyaya yayılıyor.

Çeşitli sebeplerle biz (Osmanlı Devleti) sanayi devrimini teğet geçiyoruz. Sonuç ortadadır : Geri kalmış ülkeler kampına kaydoluyoruz.

Türkiye ta 20.yy’da sanayi faaliyetlerine, geriden de olsa katılmaya çalışıyor.

Sanayide su ve buhar gücünün kullanılmaya başlanmasıylaENDÜSTRİ 1.0 yaşanıyor.

Daha sonra elektrik gücünün kullanılmasıyla ENDÜSTRİ 2.0 yaşanıyor. Henri Ford’un başrolü oynadığı üretim bandıyla, tam yüzyıl önce otomobil üretiliyor. Seri üretim başlıyor.

ENDÜSTRİ 3.0 da ise üretim sisteminin otomosyonuna geçiliyor. Robotlar sanayiye giriyor. Dijital devrim, elektoniklerin kullanımı, bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle üretim daha da otomatikleşiyor.

Türkiye sanayi devrimini büyük ölçüde kaçırmıştı.

İletişimin devreye girdiği ileri sanayi devrimi diyebileceğimiz çağı ise kısmen yakalamaya çalışıyor. Ne getirecektir, neleri kaybedeceğiz zamanla görülecek.

Devrimler arasındaki süreler gittikçe kısalıyor. Tarım devrimi ile ilk sanayi devrimi arasında yaklaşık 12 bin yıl varken Endüstri devrimleri arasındaki süreler yüzyılın altına iniyor. ENDÜSTRİ 3.0 ile ENDÜSTRİ 4.0 arasındaki geçen zaman 70 yıldır.

Bugün Türkiye ENDÜSTRİ 2.0 ile ENDÜSTRİ 3.0 arasında bir yerde olarak değerlendiriliyor.

ENDÜSTRİ 4.0 : Asıl olarak imalat sanayinde bilgisayarlaşmanın en üst düzeye çıkarılması dolayısıyla üretimin ileri teknoloji ile donatılmasını hedefleyen bir atılım.

İlk olarak 2011’de Hannover fuarında Almanya tarafından ortaya atılmış.

Avrupa birliği ve ABD de ENDÜSTRİ 4.0 üzerinde ciddi ciddi çalışıyorlar.

Bu meselenin bütün öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz tarafından çok iyi kavranması, çocuklarımızın eğitimi ve yapacakları tercihler için şart görünüyor.

Görünen o ki geleceğin meslekleri çeşitlenecek. Önümüzdeki 10 ile 20 yıl içinde bile teknolojinin bütün dünyamızı değiştirmesi (daha önce olduğu gibi ama ondan daha hızlı ve daha kapsamlı) kaçınılmaz görünüyor. Bu değişimin kazandıracakları yanında taşıdığı risklerinde çok iyi tartışılması gerekiyor.

ENDÜSTRİ 4.0 konusunda yeteri kadar gayret göstermezsek, bu sefer geri kalmışların arasına katılmak değil, tarihin çöplüğüne atılmak gibi bir riskle karşı kaşıya kalabiliriz.

Yapmamız gereken ilk iş toplum olarak ve toplam olarak ‘’çok ve boş konuşma’’ yı mahkum etmektir…

 

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]