Mustafa Ağca
mustafa@mail.com
CEHALET Mİ ? İHANET Mİ? 20.11.2018

‘’Gayrıdır her milletten şu bizim milletimiz.’’

Yunus

Andımız ile ilgili tartışmalar yeni açılımlarla devam ediyor! Aydınlarımızın tarih şuurunun ne denli bozuk olduğunu gösteren örneklerle…

Türk milleti kavramına düşmanca hislerle karşı olanlar çeşitli örtüler altında, saldırganlıklarına devam ediyorlar. Daha önceleri ‘’Millet ve Milliyetçilik, Fransız İhtilali ile ortaya çıkmıştır.’’ diyerek Milliyetçiliğin Batı’dan ithal bir kavram olduğunu söylüyorlardı.

Şimdi ise aynı kesim nefretlerini şu cümleyle dile getiriyor: ‘’Türkler kendi çağdaşı unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur.’’

Bu ifade için, ya tarihini bilmeyen kara cahil bir Türk olmanız gerekir ya da iliklerinize kadar, ruhunuzun derinliklerine kadar Türk düşmanı olmanız…

Normal şartlarda orta mektep seviyesindeki bir aydınlanma bile bu cümledeki cehaletin ya da düşmanlığın kolayca farkına varabilir.

Çünkü tarihimizin hangi sayfasına bakarsanız bakın engin bir Türklük şuuru görürsünüz.

Mesela Orhun Abideleri:

‘’Türk Oğuz beyleri! Millet! İşitin!

Üstte gök çökmese, altta yer delinmese, Türk milleti; senin ilini (ülke ve devletini ), töreni (düzen ve yasanı) kim bozabilir?’’

Buradaki il kavramı, töre kavramı, Türk milleti kavramı yeterince açık değil mi?

Bu kavram ırk, etnisite, kavim, aşiret anlamına mı geliyor?

Hayır.

Elbette bildiğiniz millet anlamına geliyor.

Bu çok açık.

Ama kem gözler bunu görmezden geliyor.

Abide seslenmeye devam ediyor. ‘’…Türk beğleri , Türk adını bıraktı, Çindeki beyler Çin adı aldı. Çin kağanına bağlandı.’’

‘’Türk halk kitlesi şöyle demiş : İlli millet idim, ilim şimdi hani; kimin için il kazanıyorum, kağanlı millet idim, kağanım hani, hangi kağana işi, gücü veriyorum.’’

‘’Türgiş Kağanı Türk’ümüz milletimiz idi. Bilmediği için, bize karşı yanıldığı için kağanı öldü. Buyruğu ve beyleri de öldü. On ok boyu eziyet çekti.’’ Bu cümlelerde aklı başında olan herkes şunu görür: Türklerde çok çok önceden millet kavramı gelişmiştir. Hem de Batı’nın hala ulaşamadığı seviyede bir kültür milliyetçiliği anlaşıyla…

Bu cümleler kayalara kazınırken tarih 735’i göstermektedir. Fransız İhtilali ise 1789’da olmuştur. Aradaki fark tam 1000 küsür yıldır. Yani 1054 yıl önce Türklerin kültürel anlamda bir millet kimliği taşıdıkları çok açık bir şekilde anlaşılıyor bu belgeyle.

Fakat ne yazık ki günümüzde, mermer kafalar o kadar sert ki bu sözleri bu mermerlere kazamıyoruz…

Bir başka örnek olarak Kaşgarlı Mahmut ve eserini verebiliriz.

Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Lugati’t- Türk adlı eserinde şunları yazar: ‘’Tanrının devlet güneşini TÜRK burcundan doğurmuş olduğunu ve ONLARIN mülkleri üzerinde, göklerin bütün tegrelerini (çarkıfelek tabirindeki çark,daire)döndürmüş bulunduğunu gördüm. Tanrı ONLARA TÜRK ADINI verdi, onları herkesten üstün eyledi, kendilerini hak üzere kuvvetlendirdi. TÜRK DİLİNİ öğreniniz, çünkü onlar için uzun sürecek egemenlik vardır.’’buyrulmuştur.

Kaşgarlının bu eseri Alparslan’ın Malazgirt Zaferinden bir sene sonra yazılmaya başlanmış ve 1074’de tamamlanmıştır. Yani sizin Fransız İhtilalinden 700 sene önce…(Prof.İ.Öksüz)

Alparslan’ın şu sözü de bu konuda bir başka anlamlı örnektir: ‘’BİZLER temiz Müslümanlarız bidat nedir bilmeyiz. Onun içindir ki Tanrı TÜRK MİLLETİNİ aziz kılmıştır.’’

Kaşgarlının eserini okuyan her sağlıklı akıl oradaki Türklük bilincinin farkına varır.

Osmanlıdan da birkaç örnek verelim.

Neşri, Cihannüma adlı eserinde Murat Hüdavendigar’ın, I.Kosova Savaşından önce şöyle konuştuğunu anlatır : ‘’…İnşallah ona TÜRK ERLİĞİNİ gösterem…’’

I.Kosova 1389’dadır. Yani Fransız İhtilalinden 400 sene öncedir.

Osmanlı hanedanı soylarını Oğuz Kağan’a dayandırmışlardır.

Özellikle II.Murat döneminde milli şuur ifadeleri çok belirgindir. Bu dönemde Reşid –el-Din Tarihi’nin birinci kitabı, Farsça’dan Türkçeye çevrilmiştir. Bu eserde Türk boylarının ilk tarihi ele alınmaktadır.

Türklerin İslam öncesi devirleri hakkında başka eserler de yayınlanmıştır.

Son olarak milattan öncesi yani Hunlardan bir örnek verelim.

Hun hükümdarı Çİ-Çİ Yabgu, Türk tarihinin en büyük kahramanlarından biridir. Ondan 1518 kişilik küçük ordusuyla 70000 kişilik Çin ordusu karşılaştığında teslim olması istenir. Çİ-Çİ Yabgu şu cevabı verir :

‘’Boyun eğmeyeceğiz.

Çünkü, bu şan ve şerefleyaşamış olan atalarımıza karşı yapılması mümkün hakaretlerin en büyüğüdür. Korumakla yükümlü olduğumuz bu emanetleri adi bir ömür uğruna feda edemeyiz. Hepimizin bildiği gibi savaşta erlerin kaderi ölümdür. Biz ölsek de kahramanlığımızın şanı yaşayacak; çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır.’’

Bu ifadelerdeki inancın, azmin, yüksek derecede bir milli şuurun görünmemesi ya ahmaklık ya da hainlik ile izah edilebilir.

  1. HALKINA VERDİĞİ BU NUTUK TARİHTE MİLLİYET FİKRİNİN İLK DİLE GELİŞİ OLARAK YORUMLANMAKTADIR. YİNE Çİ-Çİ, MİLLİYETÇİLİĞİ DEVLET SİYASETİNDE ESAS YAPAN İLK DEVLET ADAMI OLARAK DA DEĞERLENDİRİLMEKTEDİR.

Bu örnekler Türklerdeki millet kavramının Avrupa’dan yüzlerce yıl önce geliştiğini çok açık seçik göstermektedir.

Bugün son sözümüz şu olsun; hakikat böyleyken bu ölçüsüz yalanlar ülkemizde nasıl hâkim oluyor dersiniz?

Buna yalanın hakimiyeti, yalana esaret denmez de ne denir.

 

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]