Sacit Öztürk
posta@posta.com
Ayasofya 21.7.2020
 
Doğu Roma İmparatorluğu,
330 yılında başkentini İzmit’ten,
İstanbul’a taşır.
1.Konstantinos,
Hristiyanlığı ilk defa,
Resmi din olarak kabul eder.
İmparatorluğun farklı yerlerine,
Büyük kiliseler yaptırır.
Bu kiliselerden biri de,
İstanbul’a yaptırmış olduğu,
Ayasofya adı verilen kilisedir.
Bu yapı tarihi süreç içinde,
Üç kez inşa edilmiştir.
İlk yapıldığında,
Büyük Kilise,
Beşinci yüzyılda ise,
Kutsal Bilgelik,
Olarak tanımlanmıştır.
Birinci Kilise,
1.Consantinos tarafından başlatılmış.
Yerine tahta çıkan oğlu,
II. Consantius (337-361),
Tarafından tamamlatılmış.
360 yılında açılışı yapılmış.
Bu yapı uzun ömürlü olmamış.
Çıkan halk ayaklanması sonucu,
404 yılında yakılıp yıkılmış.
Günümüzde ilk kiliseye ait,
Bir kalıntı bulunmaz.
İkinci Kilise,
İmparator,
II.Theodosios(401-450),
Tarafından yeniden inşa ettirilmiş,
415 yılında hizmete açılmış.
İkinci kilise de,
Tarihe ‘’Nika İsyan’’olarak geçen,
Büyük halk ayaklanması sırasında,
532 yılında yıkılmış.
Günümüz Ayasofya’sı,
İmparator Justinianos tarafından,
Dönemin iki önemli mimarına yaptırılmış.
532 yılında başlanmış,
537de bitmiş.
Ayasofya’nın,
Mermer kaplı duvarları dışındaki,
Tüm yüzeyler mozaiklerle süslenmiş.
Mozaiklerin yapımında,
Altın,
Gümüş
Cam,
Pişmiş toprak,
Renkli taşlar kullanılmış.
İnşada kullanılacak malzemeleri üretmek yerine,
İmparatorluk topraklarında yer alan,
Yapı ve tapınaklardaki,
Yontulmuş,
Hazır malzemeden,
Yararlanma yoluna gidilmiş.
Bu yöntem inşanın,
Kısa sürmesini sağlayan,
Etkenlerden biri olarak kabul edilir.
Ayasofya’nın yapımında
Efes’teki Artemis tapınağından,
Mısır’daki Güneş tapınağından,
Lübnan’daki Baalbek tapınağından,
Ve daha birçok tapınaktan,
Getirilen sütunlar kullanılmış.
Kaplama ve sütunlarda kullanılan,
Renkli taşlar çeşitli yörelerden getirilmiş.
Ayasofya,
Doğu Roma İmparatorluğu döneminde,
İmparatorluk kilisesi olması nedeniyle,
İmparatorların taç giyme,
Merasiminin yapıldığı,
Mekan olarak kullanılmış.
Bu sebeple,
Ayasofya’da,
Ana mekanın sağında bulunan,
Renkli taşlardan,
Yuvarlak,
Geçmeli,
Desenli yer döşemesi,
Doğu Roma İmparatorunun,
Taç giydiği bölümdür.
Ayasofya;
Katedral işlevi görmüş.
Ayasofya adındaki,
‘Aya’ sözcüğü ‘kutsal, azize’,
‘’Sofya’’sözcüğü de ‘bilgelik’ anlamına gelir.
Dolayısı ile Ayasofya,
‘Kutsal bilgelik,
Anlamına gelmekte.
Ortadoks meshebinde ise,
Tanrının üç niteliğinden biri sayılır.
29 Mayıs1453’te,
Fatih Sultan Mehmet,
İstanbul’un fethinden sonra,
Ayasofya’ya gider.
Yağmalanmasına izin vermez.
Bir süre burada tek başına kalır.
Heykeller çıkartılır.
Resimlerin üzeri sıvanır.
Cami dönüştürülür.
Ayasofya
Yaklaşık bin yıl kilise,
Beş yüz yıl da cami olarak,
İki dine hizmet vermiş.
Atatürk,
Türkiye’nin,
Tarihi geçmişini,
Bu topraklarda yaşamış,
Bütün uygarlıklara,
Tarihi bir derinlik içinde bakar.
Uygarlıklara ait eserlerin korunmasını,
Gelecek nesillere aktarılmasını ister.
Ayasofya’nın müze olmasını,
Bu gerekçelerle istemiştir.
24 Kasım1934 tarihli,
Bakanlar Kurulu kararı ile,
Müze yapılmıştır.
Bu kararda,
Atatürk’ün de imzası vardır.
1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını,
Danıştay 10. Dairesi iptal etti.
Artık cami olarak kullanılabilecek.
İslam peygamberi doğmadan,
İslamiyet ortaya çıkmadan
Önce yapılmış bir bina,
Ama olsun,
Biz camiye çevirdik
İnsanlığın ortak mirası,
Dünyanın en eski katedrali,
Ama olsun,
Biz camiye çevirdik,
İşsizlik tavan yapmış,
Dört gençten biri işsiz,
Ekonomi bitik,
Hayat pahalı,
Dünyadaki insanların,
Yüzde on dördü,
Her gece aç yatıyor.
Okullar kapalı,
Turist gelmiyor,
Tarım can çekişiyor,
Dolar durdurulamıyor,
Ama olsun,
Biz müzeyi,
Camiye çevirdik.
Çok sevinçliyiz.
Mimarisi camiye benziyor mu?
Başka bir din adına yapılmış,
O dine ait eserlerin,
Tepemizde bulunduğu,
Bir mekanda ibadet edebilirler mi?
Hz. Meryem,
Hz. İsa,
İslamiyet’te kutsal insanlar değil mi?
Diğer inançların da kutsallarına,
Değer versek ne olur?
Ağaçları kesenlerin,
Her yeri betonlaştıranların,
Nehirleri kurutup,
Tarihi eserleri yok edenlerin,
Hayvanları katledenlerin,
Kısacası bu dünyayı,
Cehenneme çevirenlerin,
Öbür dünyada,
Cennet bahçeleri,
Gürül gürül akan nehirleri,
Hurileri düşleme,
Hakkı var mı?
Amaç ibadetse,
Ayasofya yakınlarında,
Müslümanlara ait bir ibadethane,
Mutlaka vardır.
Yoksa bile,
Küçük bir oda,
Eski bir seccade,
Namaz kılmaya yeter.
Bir damla suyla geldik,
Bir avuç toprakla gideceğiz.
Hamasetle gemi yüzdürmek,
Kimseye bir yarar sağlamaz.
Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]