Sacit Öztürk
posta@posta.com
DONUYORUZ 7.11.2018

19.Yüzyılda başlayan bloklaşma,

20.yüzyıla gelindiğinde,

Büyük bir savaşın habercisi gibiydi.

1882 yılında,

Almanya,

Fransa,

Avusturya-Macaristan,

Arasında üçlü ittifak kurulur.

Bu ittifaka karşı

1905 yılında,

İngiltere,

Fransa,

Rusya’nın

Üçlü itilafı kurulur.

Devletlerarası

Silahlanma,

Sömürge ve hammadde arayışları,

Devletleri tehdit ediyordu.

Bu devletlerden biri de,

Geniş topraklara sahip,

Osmanlı İmparatorluğu idi

Bu dönemde,

İngiltere, Fransa, Almanya ile

Osmanlının,

Gerek askeri,

Gerekse ekonomik olarak,

Bu devletleri dışlayacak,

Güce sahip değildi.

Osmanlı askeri kurumları,

Adı geçen devletlere açık hale gelmişti.

Donanması, İngiliz heyetine,

Kara ordusu ,Alman heyetine,

Jandarma gücü ise Fransız heyetine,

Teslim edilmişti.

1914’de büyük savaş başladığında,

Osmanlının durumu iç açıcı değildi.

Meşrutiyetin oluşturduğu ortam,

Dış güçlerinde etkisi ile

Azınlıkların ülkeye bağlılıkları zayıflar.

Osmanlı devleti ittifak aramaya başlar.

Önce İngilizlere,

Sonra Fransızlara,

İttifak talebinde bulunur.

İkisi de kabul etmez.

Almanlar ittifak önerisini kabul eder.

2 Temmuz 1914’de ittifak anlaşması imzalanır.

Anlaşma,Osmanlıya pahalıya mal olur.

Plana göre,

Osmanlı,

Süveyş’te İngilizleri,

Kafkasya’da Rusları,

Üzerine çekecek,

Müttefiklerin batı cephesindeki,

Yükleri hafifleyecekti.

Birinci dünya savaşı başlar.

Osmanlı seferberlik ilan eder.

Osmanlı ordusu,

Askeri ve Ekonomik olarak,

Planı uygulama gücüne sahip değildi.

Ülkenin,

Yol durumu,

Nakliye işlemleri,

Sağlık koşulları,

Halkın ekonomik durumu,

İyi değildi.

Doğu cephesi ikmal yolu, trenle,

Ulukışla istasyonuna kadardı.

Ulukışla-Erzurum arası yaklaşık 1000km mesafedeydi.

İkmal malzemeleri Ulukışla’ya trenle,

Ulukışla’dan Erzurum’a,

Kağnı yada yaya olarak,

Ulaştırılmaya çalışılıyordu.

Ordunun ihtiyacı olan,

Lojistik desteği sağlayacak,

Nakliye araçları da yeterli değildi.

Asker hem malzeme taşıyacak,

Hem de savaşacaktı.

Anadolu’yu baştan başa salgın hastalık sarmıştı.

Maliye iflas noktasına gelmişti.

Osmanlı’nın,

Hem savaş,

Hem hastalık,

Hem yoksullukla,

Başa çıkması zor görünüyordu.

Bu koşullar altında,

Türk bayrağı çekili,

Alman zırhlısı,

Karadeniz’de Rus limanlarını bombalar.

Bunun üzerine Rus ordusu,

Pasinler’e kadar ilerler.

Balkanlarda kurulan,

Birinci dünya savaşından önce,

Erzurum’a taşınan

Ayağında çarığı,

Sırtında paltosu olmayan,

3. Ordu,

Hasan İzzet Paşa komutasında

Rusların ilerleyişlerini

Köprüköy de durdurur.

Ruslara karşı,

Başarılı mücadele yapar.

Köprüköy ve Azap muharebelerini kazanır.

Ama harekata devam etmez.

Geri çekilir.

Enver paşa ordunun geri çekilmesine çok kızar.

Sarıkamış harekatına,

Başlanmasını emreder.

Hasan İzzet Paşa,

Kış ayında taarruz karşıdır,

Enver paşayı ikna edemez.

Hasan İzzet Paşa,

İstifa eder.

Yerine Enver paşa 3. ordu komutasını kendisi devralır.

Erzurum merkezli 3.ordu komuta kademesindeki

Bazı subaylar

Enver Paşanın Aralık ayında,

Başlatmak istediği Sarıkamış harekatına,

Olumsuz görüş bildirir.

22 Aralık 1914 günü,

Üçüncü ordunun üç kolordusu,

Farklı noktalardan

Sarıkamış harekatına başlar.

Plana göre kolordunun biri,

Allahüekber dağlarını yürüyerek aşacak,

Sarıkamış’a ulaşacaktı.

Ama hava çok soğuktur,

Kar yolları kapar,

Fırtına çadırlar yıkar

Binlerce askerimiz,

Tek kurşun dahi atamadan donarak ölür.

Binlercesi de tifüsten telef olur.

Kalanlar dağı aşar.

Sarıkamış yakınlarındaki,

Demir yolunu tahrip ederler.

Sarıkamış istasyonuna gelen,

Enver Paşa,

Felaket karşısında,

Albay olan,

Hafız Hakkı Beyi ‘Paşa’ yapar,

3.Ordunun başına geçirip,

İstanbul’a döner.

5 Ocak 1915 harekat biter.

Şimdi diyeceksiniz ki,

Geçmişi Mete Hana kadar uzanan,

Türk askeri,

Yani dedelerimiz

Yalnız,

1914 Aralık ile

1915 Ocak ayında mı donarak öldü?

Yüz dört yıl sonra

26 Ekim2018’de

Tunceli’nin Nazimiye kırsalında,

İki torun donarak şehit olmadı mı?

Ölümlerine Hipotermi dediler.

Hipotermi;

İnsan vücut sıcaklığının,

35 derecenin altına inmesidir.

Soğukta uzun süre kalan kişilerde görülür.

Zamanında müdahale edilmezse,

Ani kalp durmasına neden olur.

Vücut ısısını korunmak için ısıyı tutacak giysiler giymek gerekir.

Dedelerimize bu giysileri 1914’de veremedik de,

2018 yılında torunlarına da mı veremedik?

Sorun kara kışta mı?

Ordunu yönetiminde mi?

Siyasette mi?

Torun:

-Benim dedem Sarıkamış’ta şehit oldu.

Dede:

-Torun beni yanlış yerde arıyorsun.

DONUYORUZ

Sonfikir Gazetesi Resmi Web Sitesi - Haftalık Bağımsız Siyasi Kültürel Fikir Gazetesi
Gazetemizin yayın ilkeleri gereğince hiç bir yazarımıza müdahale etmemiz söz konusu değildir. Yazarlarımız yazılarından kendileri sorumludur. Sitemize Yayınlanan Materyallerin Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz. 
Tufanpaşa mah. Üstün sok.No:6 Kozan/Adana
[yönetim paneli]   [anket yönetim paneli]